19 Haziran 2014 Perşembe

HAYATİ YAZICI, RÜŞVETÇİ ZAFER ÇAĞLAYAN İÇİN SORUŞTURMA BAŞLATMIŞ…



HAYATİ YAZICI, RÜŞVETÇİ ZAFER ÇAĞLAYAN İÇİN SORUŞTURMA BAŞLATMIŞ…

Fatura bedelini ödemiş(!)…
Kolundaki 700 bin liralık saatin gümrük vergisini ödememiş…
Gümrük vergisi 110 bin lira, cezasıyla 260 bin liraymış…
Oysa Türkiye Cumhuriyeti Yasalarına göre Zafer Çağlayan’ın cezası: vergi kaçırmaktan 5 yıl hapis…
Bir çok şahıs gümrükten kaçırdığı mallar yüzünden cezaevinde yatıyor…
Başbakan Tayyip’in şahsına ve çetesine yönelik suçları örtbas ettirme becerilerinde olduğu gibi, yarın bu konuyu da unutacağız…

Zaten bizim kuş kadar kalmış beynimize güvenerek yapıyorlar ya bu namussuzlukları…
Neleri unutmadık ki…

BAKIN HAYATİ YAZICI ADINDAKİ GÜMRÜKÇÜ KİM?

Bir avukat… Hakimlik yapmış… Askeri Hakimlik yapmış…
Kısaca yargı, adalet, kanun, Anayasa konularını çok iyi bilen kimse…

İŞTE BU GAVAT HAKİMLE İLGİLİ BİR ANIMI ANLATAYIM:

2006 senesinde TBMM’nin kendilerine sunduğu e-mail adresine bir mektup gönderdim.
@tbmm.gov.tr’ye…

Dedim ki: “Eskişehir’de AKP kurucusu bir çete cinayetler işliyor, Eskişehir’in savcıları da cinayetlere kaza süsü veriyor. Örtbas ediyorlar…

AKP’li bu çete sahibi olduğu gece barında (BU-DA BAR) gençlere uyuşturucu satıyor…

AKP’li bu çete, 2600 yıllık Frigya höyüğünü yağmalıyorlar, antikaları yasadışı yollarla toprak üstüne çıkarıyor, papazlar aracılığıyla Yunanistan’a kaçırıyor, Yunanistan’dan gelen dolarları, Eskişehir Döviz Bürosu’nda Eskişehir halkına satarak kara paraları aklıyorlar…

AKP’li bu çete vergi kaçırıyor, naylon fatura kesiyor, vergi ödemek yerine daha devletten teşvik kredisi, destek kredisi alıp üstüne yatıyorlar… Eskişehir Defterdarına bizzat ihbar ettim fakat Defterdar’a da rüşvet yedirip yasadışı işlerini kapattılar…

AKP’li bu çete, Frigya Antik Şehri’nin üzerine 70 adet kaçak lüks villa inşa ettiler. Oysa arazi birinci dereceden korunması gereken antik sit… Çivi dahi çakamazlar. Ruhsatların hepsi sahte… Belediye başkanları rüşvet alıp uyduruk sahte inşaat ruhsatı düzenliyor.

AKP’li bu çete, devletin müdürleriyle, amirleriyle, rektörleriyle anlaşarak devleti soyuyorlar. Bunlar: Osmangazi Üniversitesi, Karayolları Şube Müdürü, Eskişehir Organize sanayi Bölge Müdürlüğü…

AKP’li bu çete özel şirketleri sahtekarlık yoluyla soyuyor, şişirilmiş faturalar düzenleyip trilyonlarca dolar hırsızlıyor…

AKP’li bu çete banka hortumluyor: Emlakbank…

Bunlara ilave edebileceğim en az otuz suçları daha var…

AKP kurucusu bu ÇETE, Eskişehir Savcılarına ve Hakimlerine rüşvetler yağdırarak yasa dışı işlerini örtbas ettiriyor…

Bu katilleri yargılatmam için lütfen bana yardım edin…”

Sanırım bir ay kadar sonra telefonla arandım…

Arayan Milletvekili Hayati Yazıcı idi…

0312 473 00 15 nolu telefondan arıyordu.

Bana söylediklerini aynen aktarıyorum:

“Ulan sen kimsin? Sen kimsin? Sen kendini ne zannediyorsun?
Kimsin ulan sen yavşak… Bana ne hakla mektup yazıyorsun?
Söylesene ulan sen kimsin?”

“Ben Kenan Akkuş’um, sen kimsin?”

“Ben Milletvekili Hayati Yazıcı’yım… Bak bir daha bana mektup falan yazma. Bir derdin varsa işte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi orada… Git oraya… Ak Parti’li birinin cinayetinden sana ne? Seni ne ilgilendirir? Anan mı baban mı?

Ak Parti’linin hırsızlığından sana ne oğlum? Sana ne? Uyuşturucu satıyorlarmış… Sana ne ulan? Bir yerine mi battı? Git sen de sat… Engel olan mı var? Kaçak villa yapıyorlarmış… Aferin onlara… Git sen de yap…

Beceremiyor musun? O zaman kimseyi şikayet etme… Yavşak…

Bak bana bir daha mektup gönderme, kafamı bozma...

Seninle sonuna kadar uğraşırım...

Anladın mı?”

Gürledi, esti, bağırdı, çağırdı...
Telefon suratıma kapattı…

Şimdi soruyorum:

Söyledikleriyle namussuz şerefsiz bir alçak olduğunu öğrendiğim Hayati Yazıcı isimli bu zat, aynı ÇETE içinde hizmet verdiği rüşvetçi arkadaşı için soruşturma açar mı?

Bence açmaz…

Eğer bir Milletvekili, özellikle Hakimlik ve Askeri hakimlik yapmış…

Anayasayı, ceza hukukunu çok iyi bilen biri, yukarıda okuduğunuz cinayetler için, kaçakçılık için, uyuşturucu için “sana ne?” “git sen de yap” diyebiliyorsa…

Aynı ÇETE mensubu rüşvetçi arkadaşı Zafer Çağlayan’a “AFFERİN” deyip sırtını sıvazlamıştır…

Kenan Akkuş (esrehber)