16 Ocak 2014 Perşembe

RÜŞVETLERİ, HIRSIZLIKLARI, SAHTEKARLIKLARI, YALANLARI DOLANLARI GÜN YÜZÜNE ÇIKAN TAYYİP, ALLAH MI?



RÜŞVETLERİ, HIRSIZLIKLARI, SAHTEKARLIKLARI, YALANLARI 
DOLANLARI GÜN YÜZÜNE ÇIKAN TAYYİP, ALLAH MI?


KURANI KERİME GÖRE ALLAHIN VASIFLARI

1- ALLAH' TAN BAŞKA İLAH YOKTUR :

73 Müzemmil 9 :

( O ) doğunun ve batının Rabb'idir.ondan başka Tanrı yoktur.yalnız onu vekil tut.

64 Teğabun 13 :

Allah ki ondan başka Tanrı yoktur.Mü'minler Allah'a dayansınlar.

3 Al-i İmran 18 :

Allah, kendisinden başka Tanrı olmadığına şahitlik etti.Melekler ve ilim sahipleri de O'ndan başka Tanrı olmadığına adaletle şahitlik ettiler.(O)Aziz'dir, Hakim'dir.

2 Bakara 163 :

Tanrı'nız bir tek Tanrı'dır,O'ndan başka Tanrı yoktur, O Rahman'dır , Rahim' dir.

27 Neml 26 :

''Allah ki O'ndan başka Tanrı yoktur, büyük arşın sahibidir.''

28 Kasas 70 :

O, kendisinden başka Tanrı olmayan Allah'tır.ilkte de, sonda da (dünyada da, ahirette de ) hamd O'na mahsustur. hüküm de O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.

20 Taha 8 :

Allah'ki , O'ndan başka Tanrı yoktur.en güzel isimler O'nundur.

22 Hac 34 :

biz, her ümmet için bir kurban ibadeti koyduk ki, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine O'nun adını ansınlar.Tanrınız bir tek Tanrı'dır, yalnız ona teslim olun.(Ey Muhammed)o alçak gönüllü , saygılı, samimi insanları müjdele.

28 Kasas 88 :

Allah ile beraber başka bir Tanrı'ya yalvarma.O'ndan başka Tanrı yoktur.O'nun yüzü(zatı)ndan başka her şey helak olacaktır. hüküm O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.

37 Saffat 4 :

Ki Tanrı'nız ,birdir.

2- ALEMLERİN RABBİDİR :

7 Araf 54 :

Rabb'iniz o Allah'tır ki ; gökleri ve yeri altı günde yaratmış, sonra arşa istiva etmiş(tahta kurulmuş)tur.gündüzü kovalayan geceyi, gündüzün üstüne örtmektedir.güneşi , ayı ve yıldızları buyruğuna boyun eğmiş vaziyette(yaratan odur).iyi bilinki, yaratma ve emir O'nundur.alemlerin Rabbi Allah, ne uludur!

43 Zuhruf 82 :

göklerin ve yerin Rabbi, arşın Rabbi onların nitelendirmelerinden yücedir, münezzehtir.

73 Müzemmil 9 :

( O ) doğunun ve batının Rabb'idir.O'ndan başka Tanrı yoktur.yalnız onu vekil tut.

Fatiha 2 :

hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.

27 Neml 8 :

oraya gelince (kendisine ) seslenildi: ''ateşin içinde bulunan da , çevresinde olanda mübarek kılındı.alemlerin Rabb'i Allah, eksikliklerden münezzehtir.''

40 Mü'min 64 :

Allah O'dur ki arzı size durulacak yer, göğüde bina yaptı ; sizi şekillendirdi, şekillerinizi de güzel O yaptı.ve sizi güzel rızıklarla besledi.işte Rabb'iniz Allah budur.bütün alemleri yaratan Allah ne yücedir !

44 Duhan 7 :

eğer kesin olarak inanıyorsanız (bilinki Allah ) , gökleri , yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabb'idir.

45 Casiye 36 :

hamd, göklerin Rabbi, yerin Rabb'i, olan Allah'a mahsustur.

6 En'am 162 :

De ki : '' benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep alemlerin Rabb'i Allah içindir.''

2 Bakara 131 :

Rabb'i ona : '' İslam '' ol demişti, '' Alemlerin Rabb'ine teslim oldum .''dedi .

3- HERŞEYİ YARATANDIR :

6 En'am 73 :

gökleri ve yeri Hak( ve Hikmet) ile yaratan O'dur.OL ! dediği gün oluverir.sözü haktır.Sur'a üfleneceği gün de mülk O'nundur.gizliyi ve açığı bilendir.O, hükümdardır, herşeyi haber alandır.

6 En'am 101 :

(O) gökleri ve yeri yoktan var edendir.O'nun nasıl çocuğu olabilir ki?kendisinin bir eşi yoktur, herşeyi O yaratmıştır ve O, herşeyi bilendir.

6 En'am 102 :

Rabb'iniz Allah işte budur.O'ndan başka Tanrı yoktur.(O),herşeyin yaratıcısıdır.O'na kulluk edin, Oherşeye vekildir.

7 Araf 54 :

Rabb'iniz O Allah'tır ki ; gökleri ve yeri altı günde yaratmış, sonra arşa istiva etmiş( tahta kurulmuş)tur.gündüzü kovalayan geceyi, gündüzün üstüne örtmektedir.güneşi, ayı ve yıldızları buyruğuna boyun eğmiş vaziyette (yaratan O'dur).iyi bilin ki, yaratma ve emir O'nundur.Alemlerin Rabbi Allah, ne uludur!

24 Nur 45 :

Allah her canlıyı sudan yarattı; onlardan kimi karnı üzerinde(sürünerek)yürür, kimi iki ayak üstünde yürür, kimi de dört (ayak)üstünde yürür.Allah dilediğini yaratır.çünkü Allah herşeye kaadirdir.

30 Rum 27 :

yaratmağa başlayan O'dur.sonra onu çevirip yeniden yapar.bu, O'na daha kolaydır.göklerde ve yerde EN YÜCE DURUM O'NUNDUR.( En büyük kudret ve şeref misali O'dur).O, üstündür, hikmet sahibidir.

36 Yasin 81 :

gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratamaz mı?elbette yaratır.O,çok bilen yaratıcıdır.

36 Yasin 82 :

O'nun işi, bir şeyi(n olmasını)istedi mi ona '' OL '' DEMEKTİR, HEMEN OLUVERİR.

40 Mü'min 62 :

işte herşeyin yaratıcısı olan Allah budur.O'ndan baika Tanrı yoktur.Nasıl da ( O'nu birlemekten )çevriliyorsunuz?

31 Lokman 28 :

sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz, bir tek kişi(nin yaratılıp diriltilmesi) gibidir.şüphesiz Allah, işitendir, görendir.

4- SÜREKLİ YARATMA HALİNDEDİR :

55 Rahman 29 :

29 Göklerde ve yerde bulunanlar (her şeyi) O'ndan isterler. O, her gün (her ân) yeni bir iştedir.

32 Secde 5 :

5 (Allâh) Emri gökten yere tedbir eder (buyruğunu indirir). Sonra emir, sizin hesabınızca bin yıl süren bir gün içinde O'na çıkar.

5- İLMİ HERŞEYİ KUŞATMIŞTIR :

20 Taha 98 :

98 "Tanrınız ancak kendisinden başka tanrı olmayan Allah'tır. O'nun bilgisi her şeyi kuşatmıştır."

65 Talak 12 :

12 Allâh O'dur ki yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. (Allâh'ın) Buyruğu, bunlar arasında iner ki Allâh'ın herşeye kâdir olduğunu ve Allâh'ın bilgice her şeyi kuşatmış bulunduğunu bilesiniz.

6- EN GÜZEL İSİMLER O'NA AİTTİR :

7 Araf 180 :

180 En güzel isimler Allâh'ındır. O halde O'na o (güzel isim)lerle du'â edin ve O'nun isimleri hakkında eğriliğe sapanları bırakın; onlar yaptıklarının cezâsını çekeceklerdir.

17 İsra 110 :

110 De ki: "İster Allâh diye çağırın, ister Rahmân diye çağırın. Hangisiyle çağırsanız en güzel isimler O'nundur. Namazında pek bağırma, pek de sesini gizleme, bu ikisinin arasında bir yol tut.

20 Taha 8 :

8 Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur. En güzel isimler O'nundur.

7- YARATTIKLARINDAN HİÇBİRİNE BENZEMEZ :

42 Şura 11 :

11 (O) Gökleri ve yeri yoktan var edendir. Size kendinizden çiftler, hayvanlardan da çiftler yaratmıştır. Bu(düzen içi)nde sizi üretiyor. O'na benzer hiçbir şey yoktur. O işitendir, görendir.

112 İhlas 4 :

4 Hiçbir şey O'nun dengi olmamıştır.

9 Tövbe 31 :

31 Hahamlarını ve rahiplerini Allah'tan ayrı rabler edindiler, Meryem oğlu Mesih'i de öyle. Oysa kendilerine yalnız tek Tanrı olan Allah'a ibâdet etmeleri emredilmişti. O'ndan başka tanrıı yoktur. O, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir(105).

30 Rum 40 :

40 Allâh sizi yarattı, sonra besledi sonra öldürüyor, sonra diriltiyor. Ortaklarınız içinde bunlardan birini yapan var mı? O, onların ortak koştukları şeylerden uzak ve yücedir.

16 Nahl 1 :

1 Allâh'ın emri geldi, artık onu acele istemeyin. Allâh, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.

16 Nahl 3 :

3 (Allâh), gökleri ve yeri hak ile (hikmeti uyarınca) yarattı. (O), onların ortak koştuklarından yücedir.

39 Zümer 67 :

67 Allâh'ı gereği gibi bilemediler. Halbuki kıyâmet günü yer, tamamen O'nun avucu içindedir, gökler de sağ elinde dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir.

52 Tur 43 :

43 Yoksa onların Allah'tan başka bir tanrısı mı var? Allâh'ın şânı onların ortak koştuklarından yücedir.

7 A'raf 190 :

190 Fakat (Allâh) onlara iyi, güzel bir çocuk verince, kendilerine verdiği şeyde Allah'a ortaklar koşmağa başladılar. Allâh ise onların ortak koştukları şeylerden yücedir.

8-GENİŞ RAHMET SAHİBİDİR :

6 En'am 12 :

12 De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" "Allâh'ındır" de. O, rahmet etmeyi kendi üstüne yazmış(acımayı kendisine prensip edinmiş)tir. Sizi elbette varlığında şüphe olmayan kıyâmet gününde toplayacaktır. Ama kendilerini ziyana sokanlar, inanmazlar.

6 En'am 133 :

133 Rabbin zengin, rahmet sâhibidir. Dilerse sizi götürür, sizi nasıl başka bir topluluğun soyundan yarattı ise, sizden sonra da dilediğini (yaratıp) sizin yerinize getirir.

6 En'am 147 :

147 Eğer seni yalanladılarsa, de ki: "Rabbiniz bol rahmet sâhibidir. Fakat O'nun azâbı da suçlu toplumdan geri çevrilmez (gazabı suçluların üzerine bir indi mi, onu kimse geri çeviremez)."

24 Nur 10 :

10 Ya Allâh'ın size lutfu ve rahmeti olmasaydı ve Allâh, tevbeleri çok kabul eden ve hikmet sâhibi olmasaydı (ne yapardınız)?

36 Yasin 44 :

44 Ancak bizden bir rahmet ve bir süreye kadar yaşatma vardır (acıyarak onları bir süre yaşatırız).

4 Nisa 83 :

83 Onlara güven veya korkuya dair bir haber gelse onu yayarlar. Halbuki onu Elçi'ye ve aralarında buyruk sâhiplerine götürselerdi, işin içyüzünü araştırıp çıkaranlar, onun ne olduğunu (haberin taşıdığı anlamı) bilirlerdi. Eğer size Allâh'ın lutfu ve rahmeti olmasaydı, birçok işinizde şeytâna uyardınız.

3 Al-i İmran 107 :

107 Yüzleri ağaranlar ise Allâh'ın rahmeti içindedirler, orada sürekli kalacaklardır.

12 Yusuf 56 :

56 Böylece biz Yûsuf'a o ülke'de iktidar verdik. Orada dilediği yerde konaklardı. Biz, dilediğimiz kimseye rahmetimizi ulaştırırız, güzel davrananların ecrini zayi etmeyiz.

42 Şura 8 :

8 Allâh dileseydi, onları bir tek millet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zâlimlere gelince: Onların ne velisi ne de yardımcısı vardır.

9- ESİRGEYEN VE BAĞIŞLAYANDIR ,TÖVBELERİ KABUL EDENDİR :

2 Bakara 163 :

163 Tanrınız bir tek Tanrı'dır, O'ndan başka tanrı yoktur, O Rahmân'dır, Rahim'dir.

9 Tövbe 27 :

27 Sonra Allâh, bunun ardından yine dilediğinin tevbesini kabul eder. Allâh bağışlayandır, esirgeyendir.

39 Zümer 53 :

53 (Tarafımdan onlara) De ki: "Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allâh'ın rahmetinden umut kesmeyin. Allâh bütün günâhları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir."

9 Tövbe 102 :

102 Başka bir kısmı da günâhlarını itiraf ettiler, iyi işle kötü işi birbirine karıştırdılar. Belki Allâh, onların tevbesini kabul eder. Çünkü Allâh bağışlayandır, esirgeyendir.

9 Tövbe 104 :

104 Bilmediler mi ki, kullarından tevbeyi kabul eden, sadakaları alan Allah'tır. Ve Allâh, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.

67 Mülk 29 :

29 De ki: "O, çok merhametlidir. O'na inanmış, O'na dayanmışızdır. Yakında kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz."

2 Bakara 199 :

199 Sonra insanların akın akın döndüğü yerden siz de akın edin ve Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allâh bağışlayandır, esirgeyendir.

11 Hud 41 :

41 "Haydi, gemiye binin, dedi. Onun akıp gitmesi de durması da Allâh'ın adıyledir. Rabbim, elbette bağışlayandır, esirgeyendir!"

57 Hadid 28 :

28 Ey inananlar, Allâh'tan korkun, O'nun Elçisine inanın ki size rahmetinden iki pay versin, sizin için ışığında yürüyeceğiniz bir nur yaratsın ve sizi bağışlasın. Allâh çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

4 Nisa 17 :

17 Allah'a göre, şu kimselerin tevbesi makbuldür ki, câhillikle bir kötülük yapıp hemen ardından dönerler. İşte Allâh onların tevbesini kabul eder. Allâh bilendir, hüküm ve hikmet sâhibidir.

27 Neml 11 :

11 "Ancak zulmeden, sonra yaptığı kötülüğün yerine iyilik yapan olursa ona karşı da ben bağışlayıcı, esirgeyiciyim."

35 Fatır 34 :

34 Dediler ki: "Bizden tasayı gideren Allah'a hamdolsun, doğrusu Rabbimiz çok bağışlayan, çok karşılık verendir."

38 Sad 66 :

66 "O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir, dâimâ üstündür, çok bağışlayandır."

39 Zümer 53 :

53 (Tarafımdan onlara) De ki: "Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allâh'ın rahmetinden umut kesmeyin. Allâh bütün günâhları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir."

7 A'raf 153 :

153 Ama kötülükler yaptıktan sonra ardından tevbe edip inananlar(a karşı), muhakkak ki Rabbin, o(tevbe ve imâ)ndan sonra, elbette bağışlayandır, esirgeyendir.

5 Maide 98 :

153 Ama kötülükler yaptıktan sonra ardından tevbe edip inananlar(a karşı), muhakkak ki Rabbin, o(tevbe ve imâ)ndan sonra, elbette bağışlayandır, esirgeyendir.

60 Mümtehine 7 :

7 Belki de Allâh sizinle, onlardan düşman olduklarınız arasına bir sevgi koyar. Allâh kâdirdir. Allâh çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

33 Ahzab 73 :

73 (Allâh bu emâneti insana vermiştir) Ki iki yüzlü erkeklere ve iki yüzlü kadınlara, ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azâb etsin; inanan erkekleri ve inanan kadınları da bağışlasın. Allâh çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

16 Nahl 119 :

119 Sonra Rabbin şunlardan yanadır ki, cehâletle kötülük işlediler, sonra onun ardından tevbe ettiler, uslandılar. Bütün bunlardan sonra Rabbin, elbette bağışlayandır, esirgeyendir.

10- HİÇBİR ŞEYE MUHTAÇ DEĞİLDİR :

112 ihlas 2 :

2 Allâh Samed'dir.



559 Her şey varlığını ve bekâsını O'na borçludur. Herşey O'na muhtaçtır. O, hiçbirşeye muhtaç değildir. Her şeyin başvuracağı, yardım dileyeceği tek varlık O'dur.

17 İsra 111 :

111 "Çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan, acze düşüp de yardımcıya ihtiyacı bulunmayan Allah'a hamdolsun!" de ve O'nu gereği gibi tekbir et (saygı ve tekbir ile an).

35 Fatır 15 :

15 Ey insanlar, siz Allah'a muhtaçsınız, Allâh ise, işte zengin ve hamde lâyık olan O'dur.

11- ZENGİN VE ÖVÜLMEYE LAYIKTIR :

35 Fatır 15 :

15 Ey insanlar, siz Allah'a muhtaçsınız, Allâh ise, işte zengin ve hamde lâyık olan O'dur.

22 Hacc 64 :

64 Göklerde ve yerde ne varsa hep O'nundur. Allâh; işte zengin O'dur, övülmeğe lâyık O'dur.

12- İZZET VE ŞEREF SAHİBİDİR :

35 Fatır 10 :

10 Kim şeref is

tiyorsa (bilsin ki) şeref tamamen Allâh'ındır, (onu başkasından değil, Allah'tan istesin). Güzel söz O'na çıkar, iyi amel onu yükseltir. Kötü şeyleri kuranlara gelince, onlar için çetin bir azâb vardır. Ve onların tuzağı bozulacaktır.

13- HERŞEYİ GÖRENDİR :

2 Bakara 110 :

110 Namazı kılın, zekâtı verin; kendiniz için yapıp gönderdiğiniz her hayrı, Allâh'ın yanında bulursunuz, Allâh yaptıklarınızı görür.

5 Maide 71 :

71 Bir fitne kopmayacak sandılar, kör oldular, sağır kesildiler. Sonra Allâh onların tevbesini kabul etti. Sonra yine çokları kör, sağır kesildiler. Allâh yaptıklarını görüyor.

17 İsra 30 :

30 Rabbin dilediğine rızkı açar (bol bol verir, dilediğine) kısar. Çünkü O, kulları(nın hâli)ni bilir, görür.

17 İsra 96 :

96 De ki: "Benimle sizin aranızda şâhid olarak Allâh yeter. O, kulları(nın halleri)ni haber alır, görür."

40 Mü'min 44 :

44 "Benim size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah'a bırakıyorum. Şüphesiz Allâh, kulları görür."

49 Hucurat 18 :

18 Şüphesiz Allâh, göklerin ve yerin gizlisini bilir. Allâh yaptıklarınızı görmektedir.

57 Hadid 4 :

4 O'dur ki gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş'a oturdu. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, ona çıkanı bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir, Allâh yaptıklarınızı görmektedir.

11 Hud 112 :

112 Öyleyse emrolunduğun gibi doğru ol; seninle beraber tevbe edenler de (doğru olsunlar), aşırı gitmeyiniz! Zira O, yaptıklarınızı görmektedir.

33 Ahzab 9 :

9 Ey inananlar, Allâh'ın size olan ni'metini hatırlayın, hani bir zaman size ordular gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allâh, yaptıklarınızı görmekteydi.

14- İMTİHAN ETMEKTEDİR :

2 Bakara 155 :

155 Andolsun, sizi korku, açlık, mallar(ınız)dan canlar(ınız)dan ve ürünler(iniz)den eksiltmek gibi şeylerle deneriz; sabredenleri müjdele.

9 Tövbe 126 :

126 Kendilerinin her yıl bir iki defa sınandıklarını görmüyorlar mı? Yine de tevbe etmiyor, öğüt almıyorlar.

16 Nahl 92 :

92 Bir topluluk, diğer bir topluluktan (sayıca ve malca) daha çok olduğu için, yeminlerinizi aranızda bozucu bir vasıta yaparak, ipliğini kuvvetli büktükten sonra çözen kadın gibi olmayın! Çünkü Allâh, sizi bununla dener. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyâmet günü size açıklayacaktır.

11 Hud 7 :

7 Gökleri ve yeri altı günde yaradan O'dur. O zaman Arş'ı su üzerinde idi(117). (Bu kâinâtı yarattı) Ki, hanginizin daha güzel iş yaptığınızı denesin. Böyle iken yine sen: "Öldükten sonra diriltileceksiniz" desen, inkâr edenler, mutlaka: "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir." derler.

16 Nahl 92 :

92 Bir topluluk, diğer bir topluluktan (sayıca ve malca) daha çok olduğu için, yeminlerinizi aranızda bozucu bir vasıta yaparak, ipliğini kuvvetli büktükten sonra çözen kadın gibi olmayın! Çünkü Allâh, sizi bununla dener. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyâmet günü size açıklayacaktır.

21 Enbiya 35 :

35 Her nefis, ölümü tadacaktır. Biz sizi sınamak için şerre de hayra da müptelâ kılıyoruz. Ve (sonunda) bize döndürüleceksiniz.

29 Ankebut 2-3 :

2 İnsanlar yalnız "inandık" demekle, hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?

3 Andolsun biz, onlardan öncekilerini sınadık. Elbette Allâh (sınayıp) doğruları bilecek, yalancıları bilecektir.

15- TÜM VARLIKLARIN RIZIKLARINI VERENDİR :

30 Rum 37 :

37 Görmediler mi, Allâh dilediğine rızkı genişletiyor da, daraltıyor da. Şüphesiz inanan bir toplum için bunda ibretler vardır.

51 Zariyat 58 :

58 Şüphesiz rızık veren, sağlam kuvvet sâhibi olan ancak Allah'tır.

67 Mülk 21 :

21 Yahut Allâh, rızkını tutacak olursa size rızık verecek kimdir? Doğrusu onlar, azgınlık ve nefret içinde direnmektedirler.

29 Ankebut 17 :

17 "Siz Allah'tan başka bir takım putlara tapıyorsunuz, yalan şeyler uyduruyorsunuz. Sizin Allah'tan başka taptıklarınız, size rızık vermezler. Siz rızkı Allâh'ın yanında arayın, O'na tapın ve O'na şükredin. O'na döndürüleceksiniz."

14 İbrahim 32 :

32 Allâh O'dur ki, gökleri ve yeri yarattı, gökten su indirdi ve onunla size rızık olarak çeşitli meyvalar çıkardı. Buyruğuyla denizde akıp gitmesi için gemileri emrinize verdi, ırmakları emrinize verdi.

30 Rum 40 :

40 Allâh sizi yarattı, sonra besledi sonra öldürüyor, sonra diriltiyor. Ortaklarınız içinde bunlardan birini yapan var mı? O, onların ortak koştukları şeylerden uzak ve yücedir.

22 Hacc 58 :

58 Allâh yolunda göç edip sonra öldürülen veya ölenlere gelince, Allâh onları en güzel bir rızıkla besleyecektir. Doğrusu Allâh, rızık verenlerin en iyisidir.

34 Sebe 39 :

39 De ki: "Rabbim kullarından dilediğine rızkı yayar ve ona (tekrar rızkı) kısar. Siz Allâh için ne verseniz, Allâh onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."

16- İNSANLARA YAKINDIR :

50 Kaf 16 :

16 Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını biliriz, çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.

2 Bakara 186 :

186 Kullarım, sana benden sorar(lar)sa (söyle): Ben (onlara) yakınım. du'â eden, bana du'â ettiği zaman onun du'âsına karşılık veririm. O halde onlar da bana karşılık versin(benim çağrıma uysun)lar, bana inansınlar ki, doğru yolu bulmuş olalar.

4 Nisa 135 :

135 Ey inananlar, adâleti tam yerine getirerek Allâh için şâhidlik edenler olun, kendinizin, ana babanızın ve yakınlarınızın aleyhinde bile olsa, (şâhidlik ettiğiniz kimseler) zengin veya fakir de olsalar (adâletten ayrılmayın). Çünkü Allâh, ikisine de daha yakındır (onları sizden çok kayırır). Öyle ise keyfinize uyarak doğruluktan sapmayın. Eğer (şâhidlik ederken dilinizi) eğip bükerseniz, ya da doğruyu söylemezseniz, muhakkak ki Allâh yaptıklarınızı bilir.

17 İsra 60 :

60 Bir zaman sana: "Rabbin insanları kuşatmıştır, (suçluları cezalandırmak üzeredir)" demiştik. Sana gösterdiğimiz rü'yâyı ve Kur'ân'da la'netlenmiş ağacı, insanları(n imanını) sınama (aracı) yaptık. Biz onları (çeşitli biçimlerde) korkutuyoruz. Fakat korkutmamız onların azgınlıklarını daha da artırmaktan başka bir katkı yapmıyor .

17- EZELİ VE EBEDİDİR :

55 Rahman 26-27 :

26 (Yer) Üzerinde bulunan her şey yok olacaktır.

27 Yalnız Rabbinin celâl ve ikrâm sâhibi yüzü bâki kalacaktır.

28 Kasas 88 :

88 Allâh ile beraber başka bir tanrıya yalvarma. O'ndan başka tanrı yoktur. O'nun yüzü(zatı)ndan başka herşey helâk olacaktır. Hüküm O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.

18- HERŞEYE GÜCÜ YETENDİR :

2 Bakara 284 :

284 Göklerdekilerin ve yerdekilerin hepsi Allâh'ındır. İçlerinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allâh sizi onunla hesaba çeker; dilediğini bağışlar, dilediğine azâbeder. Allâh, herşeye kâdirdir.

3 Al-i İmran 26 :

26 De ki: "Allâh'ım, (ey) mülkün sâhibi, sen dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden mülkü alırsın; dilediğini yükseltirsin, dilediğini alçaltırsın. Hayır (mal), senin elindedir. Sen her şeye kâdirsin!"

46 Ahkaf 33 :

33 Gökleri ve yeri yaratan, bunları yaratmakla yorulmayan Allâh'ın, ölüleri diriltmeğe de kâdir olduğunu görmediler mi? Evet O, her şeye kâdirdir.

29 Ankebut 20 :

20 De ki: "Yeryüzünde gezin, bakın yaratmağa nasıl başladı, sonra Allâh, son yaratmayı da yapacaktır. Çünkü Allâh, her şeyi yapabilendir.

57 Hadid 2 :

2 Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Yaşatır, öldürür, O her şeyi yapabilir.

65 Talak 12 :

12 Allâh O'dur ki yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. (Allâh'ın) Buyruğu, bunlar arasında iner ki Allâh'ın herşeye kâdir olduğunu ve Allâh'ın bilgice her şeyi kuşatmış bulunduğunu bilesiniz.

67 Mülk 1 :

1 Mülk (mutlak hükümranlık ve yönetim), elinde bulunan yüce Allâh, kutludur. O'nun herşeye gücü yeter.

64 Teğabun 1 :

1 Göklerde ve yerde bulunanların hepsi Allâh'ın şânının yüceliğini anmaktadır. Mülk O'nundur, hamd O'nundur. O, herşeye kâdirdir.

16 Nahl 77 :

77 Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. O sâ'atin işi, bir göz açıp yumma gibi, yahut daha yakın(kısa)dır. Şüphesiz Allâh, her şeye gücü yetendir.

19- HERŞEYİ İŞİTEN VE BİLENDİR :

58 Mücadele 7 :

7 Göklerde ve yerde olanları, Allâh'ın bildiğini görmedin mi? Üç kişi gizli konuşsa mutlaka dördüncüleri O'dur. Beş kişi gizli konuşsa mutlaka altıncıları O'dur. Bundan az da, bundan çok da olsalar, nerede bulunsalar mutlaka O, onlarla beraberdir. Sonra kıyâmet günü, onlara yaptıklarını haber verir. Çünkü Allâh, her şeyi bilendir.

9 Tövbe 105 :

105 De ki: "Yapın (yapacağınızı); yaptığınız işleri Allâh da görecek Elçisi de, mü'minler de. Sonra görülmeyeni ve görüleni bilen(Allâh)a döndürüleceksiniz. O size yaptıklarınızı bir bir haber verecek.

20 Taha 7 :

7 Sözü açık söylesen de (gizli söylesen de) muhakkak O, gizliyi de ondan daha gizlisini de bilir.

5 Maide 76 :

76 De ki: "Allâh'ı bırakıp size ne zarar, ne de yarar vermeğe gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allâh, işiten, bilendir (O'na tapmanız gerekmez mi?)."

9 Tövbe 98 :

98 Bedevi Araplardan kimi var ki, verdiğini angarya sayar ve sizin başınıza belâlar gelmesini gözetler. Kötü belâ onların başına gelsin. Allâh işitendir, bilendir.

3 Al-i İmran 29 :

29 De ki: "Göğüslerinizde olanı gizleseniz de, açığa vursanız da Allâh onu bilir; göklerde ve yerde olanları da bilir. Allâh her şeye kâdirdir.

2 Bakara 137 :

137 Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar; ama dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşerler. Onlara karşı Allâh sana yeter. O, işitendir, bilendir.

34 Sebe 50 :

50 De ki: "Eğer saparsam, kendi zararıma sapmış olurum. Eğer yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur'ân) sayesindedir. Şüphesiz O, işitendir, yakındır."

20- HUZURA VE EMNİYETE KAVUŞTURANDIR :

59 Haşr 23 :

23 O, öyle Allah'tır ki O'ndan başka tanrı yoktur. Mülkün sahibidir, mukaddestir, selâm (esenlik veren) mü'min (güvenlik veren), müheymin (kollayıp koruyan), aziz (üstün, gâlib), cebbâr (istediğini zorla yaptıran), mütekebbir(çok ulu)dur! Allâh (puta tapanların) ortak koşmalarından yücedir.

21- BÜTÜN VARLIKLARIN SAHİBİDİR :

2 Bakara 115 :

115 Doğu da, batı da Allâh'ındır. Nereye dönerseniz Allâh'ın yüzü (zâtı) oradadır. Şüphesiz Allâh'(ın rahmeti ve ni'meti) boldur. O (her şeyi) bilendir.

42 Şura 49 :

49 Göklerin ve yerin mülkü Allâh'ındır. (O) Dilediğini yaratır. Dilediğine dişiler bahşeder, dilediğine de erkekler bahşeder.

62 Cuma 1 :

1 Göklerde ve yerde bulunanların hepsi pâdişâh, mukaddes, aziz, hakim olan Allâh'ı tesbih etmektedir.

3 Al-i İmran 109 :

109 Göklerde ve yerde olanların hepsi Allâh'ındır. Bütün işler Allah'a döndürülür.

53 Necm 24-25 :

24 Yoksa insan, her arzu ettiğine sâhip mi olacaktır?

25 Son da ilk de (âhiret de, dünyâ da) Allâh'ındır.

22- DİRİLTEN VE ÖLDÜRENDİR :

3- Al-i İmran 156 :

156 Ey inananlar, siz inkâr edenler ve yeryüzünde sefere, ya da savaşa çıkan gazi kardeşleri için: "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve vurulmazlardı." diyenler gibi olmayın. Allâh, onların bu düşünce ve sözlerini, kalblerinde dert yapar. Yaşatan da, öldüren de Allahtır. Allâh, yaptıklarınızı görmektedir.

9 Tövbe 116 :

116 Göklerin ve yerin mülkü Allâh'ındır. Yaşatan, öldüren O'dur. Sizin Allah'tan başka bir dost ve yardımcınız yoktur.

45 Casiye 26 :

26 De ki: "Allâh sizi yaşatıyor, sonra sizi öldürüyor. Sonra sizi, toplayıp duruşma gününe getirecektir. Bunda asla şüphe yoktur, ama insanların çoğu bilmezler."

57 Hadid 2 :

2 Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Yaşatır, öldürür, O her şeyi yapabilir.

22 Hacc 66 :

66 O'dur ki sizi diriltti, sonra sizi öldürür, sonra yine sizi diriltir. Gerçekten insan çok nankördür.

23 Mu'minun 80 :

80 O'dur ki yaşatıyor, öldürüyor. Gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun(eseri)dir. Aklınızı kullanmıyor musunuz?

30 Rum 40 :

40 Allâh sizi yarattı, sonra besledi sonra öldürüyor, sonra diriltiyor. Ortaklarınız içinde bunlardan birini yapan var mı? O, onların ortak koştukları şeylerden uzak ve yücedir.

44 Duhan 8 :

8 O'ndan başka tanrı yoktur, yaşatır, öldürür. Sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir.

15 Hicr 23 :

23 Biziz, elbette biz ki, yaşatır, öldürürüz; gerçek vâris olan da biziz (her fâninin mülkü bize geçer. Ölmeyen, dâimâ kalan yalnız biziz).

23- TUZAKLARI BOZANDIR :

3 Al-i İmran 54 :

54 Tuzak kurdular, Allâh da onların tuzaklarına karşılık verdi; çünkü Allâh, en iyi tuzak kurandır.

7 A'raf 99 :

99 Allâh'ın tuzağından (kurtulacaklarına) emin mi oldular? Ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allâh'ın tuzağın(a yakalanmayacağın)dan emin olamaz.

13 Ra'd 42 :

42 Onlardan öncekiler de tuzak kurmuştu. Fakat bütün tuzaklar, (tedbirler) Allâh'ındır. (Allâh'ın tedbiri, onların tuzaklarını bozar. O), her canın ne kazandığını (ne yaptığını) bilir. Kâfirler de, bu yurdun sonunun kimin olacağını bileceklerdir! .

24- HERŞEYE ŞAHİTTİR :

10 Yunus 46 :

46 Ya onları uyardığımız şeylerin bir kısmını sana gösteririz. Ya da (bundan önce) seni vefat ettiririz (farketmez). Nasıl olsa dönüşleri bizedir. Sonra Allâh onların yaptıklarına da şâhiddir.

10 Yunus 61 :

61 Ne işte bulunsan, Kur'ân'dan ne okusan ve siz ne iş yapsanız mutlaka biz, içine daldığınız an üzerinizde şâhidiz (her yaptığınızı görürüz). Ne yerde, ne de gökte zerre ağırlığınca bir şey, Rabbin(in bilgisin)den kaçmaz. Ne bundan küçük, ne de büyük hiçbir şey yoktur ki, hepsi apaçık bir Kitapta olmasın(115).



115 Allah'ın bilgisi her şeyi içine almıştır. O'nun bilgisi dışında kalan hiçbir şey yoktur. Her olay, ancak O'nun bilgisi ve izniyle olur.

17 İsra 96 :

96 De ki: "Benimle sizin aranızda şâhid olarak Allâh yeter. O, kulları(nın halleri)ni haber alır, görür."

34 Sebe 47 :

47 De ki: "Ben sizden bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Benim ücretim yalnız Allah'a âittir. O her şeye şâhiddir'."

25- ADALETLE HÜKMEDER :

40 Mü'min 20 :

20 Allâh, hak ile hükmeder. O'ndan başka yalvardıkları (tanrılar) ise hiçbir hüküm veremezler. Çünkü işiten, gören yalnız Allah'tır.

4 Nisa 124 :

124 Erkek veya kadından her kim inanarak güzel işler yaparsa, işte öyle kimseler cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

26- DUALARI KABUL EDER :

11 Hud 61 :

61 Semûd(kavmin)e de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik). Dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur! Sizi yerden inşâ eden ve orada yaşatan O'dur; O'ndan mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin! Çünkü Rabbim yakındır, (du'âları) kabul edendir."

2 Bakara 186 :

186 Kullarım, sana benden sorar(lar)sa (söyle): Ben (onlara) yakınım. du'â eden, bana du'â ettiği zaman onun du'âsına karşılık veririm. O halde onlar da bana karşılık versin(benim çağrıma uysun)lar, bana inansınlar ki, doğru yolu bulmuş olalar.

42 Şura 26 :

26 İnanan ve iyi işler yapanların dileklerini kabul eder; lutuf ve kereminden onlara, daha fazlasını da verir. Kâfirlere gelince: onlara da çetin bir azâb vardır.

40 Mü'min 60 :

60 Rabbiniz buyurdu ki: "Bana du'â edin, du'ânızı kabul edeyim. Bana kulluk etmeğe tenezzül etmeyenler, aşağılık olarak cehenneme gireceklerdir."

27- İYİLİKLERİN KARŞILIĞINI FAZLASIYLA VERİR :

3 Al-i İmran 57 :

57 İnanıp iyi şeyler yapanlara da (Allâh) mükâfâtlarını tam olarak verecektir. Allâh zâlimleri sevmez.

57 Hadid 11 :

11 Kimdir o, Allah'a güzel bir borç verecek olan ki, Allâh da onun verdiğini kat kat artırsın ve onun için değerli bir mükâfât da versin?

64 Teğabun 17 :

17 Eğer Allâh'a güzel borç verirseniz, Allâh onu sizin için kat kat yapar ve sizi bağışlar. Allâh karşılık verendir, halimdir (hoşgörülüdür).

4 Nisa 40 :

40 Allâh zerre kadar haksızlık etmez, zerre miktarı bir iyilik olsa onu kat kat yapar ve kendi katından da büyük bir mükâfât verir.

4 Nisa 146 :

146 Ancak tevbe edenler, uslananlar, Allah'a yapışanlar ve dinlerini sırf Allâh için yapanlar (yalnız O'na tapanlar), işte onlar mü'minlerle beraberdir; Allâh da yakında mü'minlere büyük bir mükâfât verecektir.

5 Maide 9 :

9 Allâh, inanıp iyi işler yapanlara va'detmiştir: Bağışlama ve büyük mükâfât onlarındır.

3 Al-i İmran 195 :

195 Rableri onlara karşılık verdi: "Ben, sizden erkek kadın, hiçbir çalışanın işini zayi etmeyeceğim. Hep birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkence edilenler, vuruşanlar ve öldürülenler... Elbette onların kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Yaptıklarına), Allâh katından bir karşılık olarak (onlara bu ni'metleri vereceğim). Karşılıkların en güzeli Allâh katındadır."

6 En'am 84 :

84 Biz ona İshak'ı ve (İshâk'ın oğlu) Ya'kûb'u da hediye ettik; hepsine de doğru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nûh'a ve onun soyundan Dâvûd'a, Süleyman'a, Eyyûb'a, Yûsuf'a, Mûsâ'ya ve Hârûn'a da yol göstermiştik. Biz güzel davrananları böyle ödüllendiririz.

28- KADIN ERKEK AYRIMI YAPMAZ :

4 Nisa 32 :

32 Allâh'ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeylere göz dikmeyin. Erkeklere de kazandıklarından bir pay var, kadınlara da kazandıklarından bir pay var. Allah'tan, O'nun lutfunu isteyin. Kuşkusuz Allâh, her şeyi bilendir.

4 Nisa 124 :

124 Erkek veya kadından her kim inanarak güzel işler yaparsa, işte öyle kimseler cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

16 Nahl 97 :

97 Erkek ve kadından her kim inanmış olarak iyi bir iş yaparsa, onu (dünyâda) hoş bir hayâtla yaşatırız, onların ücretini yaptıklarının en güzeliyle veririz.

33 Ahzab 35 :

35 Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, tâ'ate devam eden erkekler ve tâ'ate devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar; sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, (Allah'a) saygılı erkekler ve saygılı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allâh'ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar; (İşte) Allâh bunlar için bağış ve büyük bir mükâfât hazırlamıştır.

48 Feth 5 :

5 (Allâh işini böyle hikmetle çevirir, mü'minlerin gönüllerine huzûr verir, onlara görünmez askerleriyle yardım eder) Ki inanan erkekleri ve inanan kadınları, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere soksun, onların kötülüklerini de örtsün. Gerçekten bu, Allâh katında büyük bir başarıdır.

57 Hadid 18 :

18 Sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar ve Allah'a güzel borç verenler, işte onlara, (verdikleri), kat kat yapılır ve onlar için değerli bir mükâfât da vardır.

47 Muhammed 19 :

19 Allah'tan başka tanrı olmadığını bil ve kendi günâhın, inanan erkeklerin ve inanan kadınların günâhı için (Allah'tan) mağfiret dile. Allâh, dönüp dolaşacağınız yeri ve varıp duracağınız yeri bilir.

29- VAADİ GERÇEKTİR , SÖZÜNDEN DÖNMEZ :

10 Yunus 55 :

55 İyi bil ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allâh'ındır. İyi bil ki Allâh'ın va'di gerçektir, fakat çokları bilmiyorlar.

31 Lokman 33 :

33 Ey insanlar, Rabbinizden korkun ve babanın, çocuğunun cezâsını çekmeyecei, çocuğun da babasının cezâsını çekmeyeceği (hiç kimse, kimsenin borcunu ödemeyeceği) günden çekinin. Allâh'ın va'di gerçektir. Dünyâ hayâtı sizi aldatmasın. O aldatıcı (şeytân), sizi Allâh hakkında (O'nun) yumuşak davranmasına, mühlet vermesine güvendirerek) aldatmasın.

4 Nisa 122 :

122 İnanıp iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız, orada ebedi kalacaklardır. Bu, Allâh'ın gerçek va'didir. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

30 Rum 6 :

6 (Bu,) Allâh'ın va'didir. Allâh va'dinden caymaz; fakat insanların çoğu bilmezler.

39 Zümer 20 :

20 Fakat Rablerinden korkanlar için üstüste yapılmış odalar var. Odaların altından da ırmaklar akmaktadır. Bu, Allâh'ın va'didir. Allâh va'dinden caymaz.

22 Hacc 47 :

47 Senden azâbı çabuk istiyorlar. Allâh sözünden caymaz. (Ama herşeyin bir zamanı vardır. O, acele etmez. Zirâ) Rabbinin yanında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

10 Yunus 4 :

4 Hepinizin dönüşü, O'nadır. Bu, Allâh'ın gerçek olarak verdiği sözdür. O, yaratmağa başlar, sonra inanıp iyi işler yapanlara adâletle karşılık vermek için yeniden yaratır. İnkâr edenlere gelince, küfürlerinden dolayı onlara kaynar sudan bir içki ve acı bir azâb vardır.

30- İNSANLARA ZORLUK DİLEMEZ : ( SON KONU ) :

5 Maide 6 :

6 Ey inananlar, namaza dur(mak iste)diğiniz zaman yıkayın: yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerizi; meshedin: başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı. Eğer cünüp iseniz tam temizlenin. Hasta, yahut yolcu iseniz, yahut biriniz tuvaletten gelmişse, ya da kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz toprağa teyemmüm edin; ondan yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allâh size güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve size olan ni'metini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz.

2 Bakara 286 :

286 Allâh, kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmez. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. "Rabbimiz, unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Rabbimiz, bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim mevlâmız(sâhibimiz, efendimiz)sin! kâfirler toplumuna karşı bize yardım eyle!"

20 Taha 2-4 :

2 Biz bu Kur'ân'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.

3 Ancak (Allah'tan) korkanlara bir öğüt (olarak indirdik).

4 (O) yeri ve yüce gökleri yaratan tarafından azar azar indirilmiştir.

4 Nisa 28 :

28 Allâh sizden (ağır teklifleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

87 A'la 8 :

8 Seni en kolay yola muvaffak edeceğiz.

22 Hacc 78 :

78 Allâh uğrunda, O'na yaraşır biçimde cihâd edin. O, sizi seçti ve dinde size bir güçlük yüklemedi; babanız İbrâhim'in dini(ne uyun). O (Allâh) bu (Kur'â)ndan önce(ki Kitaplarda) da, bu(Kur'â)nda da size "müslümanlar" adını verdi ki, Elçi size şâhid olsun, siz de insanlara şâhid olasınız. Haydi namazı kılın, zekâtı verin ve Allah'a sarılın; sâhibiniz O'dur. Ne güzel sâhip ve ne güzel yardımcıdır (O)!

6 En'am 152 :

152 Yetimin malına yaklaşmayın: yalnız erginlik çağına erişinceye kadar (onun malına) en güzel biçimde (yaklaşabilir, onu uygun tarzda sarfedebilirsiniz); ölçü ve tartıyı tam adâletle (dengeli) yapın. Biz, kişiye gücünün yettiğinden fazlasını teklif etmeyiz. Söylediğiniz zaman da akrabânız da olsa adâlet yapın ve Allah'a verdiğiniz sözü tutun. Hatırlayıp öğüt alasınız diye (Allâh) size bunları tavsiye etti.

2 Bakara 185 :

185 Ramazan ayı, insanlara yol gösteren, hidâyeti, doğruyu ve yanlışı ayırdedip açıklayan Kur'ân'ın indirildiği aydır. İçinizden kim o aya yetişir(ayı görür)se oruç tutsun. Kim hasta olur, yahut seferde bulunursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde oruç tutsun. Allâh sizin için kolaylık ister, güçlük istemez. Sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allâh'ı tekbir etmenizi ister. Şükredesiniz diye (size bu kolaylığı gösterir).

7 A'raf 156-157 :

156 "Bize bu dünyâda da iyilik yaz, âhirette de. Biz sana yöneldik." (Alah) buyurdu ki: "Azâbıma, dilediğimi uğratırım; rahmetim ise her şeyi kaplamıştır. Onu, korunanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım."

157 Onlar ki yanlarındaki Tevrât ve İncil'de yazılı buldukları o Elçi'ye, o ümmi Peygamber'e uyarlar. O (Peygamber) ki, kendilerine iyiliği emreder, kendilerini kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helâl, çirkin şeyleri harâm kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. O'na inanan, destekleyerek O'na saygı gösteren, O'na yardım eden ve O'nunla beraber indirilen nura uyanlar, işte felâha erenler onlardır.


https://www.facebook.com/photo.php?fbid=519597671480416&set=a.119966268110227.21113.100002905645532&type=1&theater