29 Ocak 2014 Çarşamba

RÜŞVETÇİ OROSPU ÇOCUĞU BÜYÜKERŞEN... BU YAZIMI SEN DE OKU


RÜŞVETÇİ OROSPU ÇOCUĞU BÜYÜKERŞEN...
BU YAZIMI SEN DE OKU


YAZDIKLARIM KELİMESİ KELİMESİNE DOĞRUDUR...

Başbakan Hırsız Tayyip’in, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ aracılığıyla Eskişehir Adliyesi’ne gönderdiği faks aynen böyle:

“Facebook sosyal paylaşım sitesinde fotoğraflar altına yazdığı küfürlü yazılarından dolayı Kenan Akkuş ‘un bulunarak ifadesinin alınması… 
Ettiği küfürlerin iade edilmesi…
Beceremezseniz alayınızın torbaya doldurulup münasip yerlerinize münasip nesneler monte edilmesi…
Sayın Başbakanımız tarafından ihtar olunur…
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ”

BEKİR BOZDAĞ ARACILIĞIYLA
ESKİŞEHİR SAVCILARI DELALETİYLE

BAŞBAKAN HIRSIZ TAYYİP’E MESAJ:

Canım ciğerim, sevgili kardeşim hırsız Tayyip, yazdıklarımı bizzat oku:

KONU 1). Senin evlatların senin nüfuzunu kullanarak, nüfus kağıdını dahi göstermeden gemicikler alırken, tonlarca altınla oyun oynarken, ihalelere fesat karıştırırken, milyonlarca dolarlık rüşvetleri zıkkımlanırken…

Ben, şu anda Irak sınırında nöbet bekleyen evladıma, nüfus kağıdım olmadığı için kuruş para gönderemiyorum. PTT ve banka nüfus kağıdımı ibraz etmeden havale yapmıyor. “Nüfus kağıdım Tayyip’te” diyorum. “Beni mağdur etmek için elimden aldırdı” diyorum, dalga geçiyorlar, “Git Tayyip’ten al gel” diyorlar…

Anayasa Mahkemesi’ne “Savcı Celalettin Karanfil nüfus kağıdımı aldı, geri vermiyor” diyerek dava açıyorum, Anaya Mahkemesi “Sen delisin, dosyan Yargıtay’da, ne yapacaksın kimliği?” diyerek bana cevap yazıyor…

Dahası: Ortalık orospusuna döndürdüğün Eskişehir Savcıları ve Hakimleri, tam üç senedir beni rahat bırakmıyor. AKP kurucusu katil Ilgaz mafyasının emriyle hakkımda kaç tane yakalama kararı çıktı sayamaz oldum. Şerefsiz hakimlerinden ve savcılarından kaçmaktan çalışamaz, aileme bakamaz oldum…

Allah’tan Eskişehir polisleri vicdanlı, merhametli insanlar ki, kimlerin haklı kimlerin haksız olduğunu biliyorlar, ona göre muamele çekiyorlar… Allah onlardan razı olsun…

Ne bekliyordun hırsız Tayyip, bana reva gördüğün bu eziyetlere alkış mı tutmalıydım?

Ailemi, çocuklarımı mağdur etmeyi sen kendinde hak olarak görüyorsan, senin ve çetenin anasına avradına selamlarımı sarkıtmayı da ben hak olarak görüyorum.

KONU 2). Ortalık orospusuna döndürdüğün savcıların, yasa dışı işler konusunda benden ifade almak yerine bol bol sahte deli raporu aldırıp, AK PARTİ’NİN KURUCUSU Ilgaz mafyasını tam 10 senedir temize çıkarmaya çalışıyorlar.

Aldıkları rüşvetin hakkını vermeye çalışıyorlar. Ekmek paralarıdır… Sözüm yok…
Fakat iki konuyu unutuyorlar:

İfadelerimi geçersiz kılmak için sahte belgelerle sahte raporlar düzenleten senin orospu savcıların, bence birer akıl hastası…

İfadesini sahte deli raporlarıyla geçersiz kıldıkları raporlu bir deliden nasıl ifade almayı düşünüyorlar?

İfadesi geçersiz bir deliden ifade aldırma talimatı veren bir Başbakan bu kadar gerzek mi?

Bir sor bakalım Eskişehir Adliyesi’ndeki gerzeklere: Zorla deli raporu yükledikten sonra Kenan Akkuş kaç defa geldi Eskişehir Adliyesine ya da polis karakollarına?

Zorla götürüldü… Zorla nezarete atıldı… Zorla Bakırköy’e kapatıldı…
Yargıtay yerel mahkemenin verdiği kararı onamadan… Suç…
Yasaları uygulamayan kim? Eskişehir’in ortalık orospuları….

Ben isyan etmeyeceğim de kim edecek Tayyip?
Anana avradına kim selam sarkıtacak?

Hiçbir duruşmayı kaçırmayan, yüzlercesine katılan ben…
Her çağırıldığı karakola giden ben…

Deli raporlarından sonra çağrıldığı yerlere gitmeyen yine ben…
İfadem geçerli değil ki?
Neden gideceğim? Neden zamanımı boşuna harcayacağım?

İki adet deli raporu sahibi biri olarak vereceğim ifadelerimin geçerli olmayacağını bilirken…

Benden ifade alınmasını talep eden bu ülkenin Başbakanı bilmiyor…
Bunun hukukçuları da, danışmanları da var… Hepsi salak…

Eskişehir Adliyesi'ndekilerin alayı salak…
İçlerinden bir tanesi çıkıp da demiyor ki:

“Yahu biz bu adama zorla deli raporu yükledik. Bu adamın ifadesi geçmez. Ne diye çağırıyoruz ki? Bakırköy’e kapatamayız, Yargıtay kararı onamadı, kapatırsak yeni bir suç işleriz, hapsedersek yine suç…”

Bu lafları edebilecek dürüst, şerefli, namuslu ne savcı var, ne hakim…

Diyorum ya Tayyip’in ortalık orospuları….
Kim rüşveti verirse, onun götünü yalarlar…
Şimdi Ilgaz mafyasının götünü yalayıp, bokunu yiyorlar…
Afiyet bal şeker olsun şerefsizlere…
Kimler? İşte liste:

Eskişehir Savcısı Tülay Nermin Atay
Eskişehir Asliye Hukuk Hakimi Ayhan Yılmaz
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaburun,
Başsavcı Vekili Coşkun Mutluer,
Eskişehir Ağır Ceza Hakimi Rasim Manav,
Eskişehir Asliye Ceza Hakimi Berrin Kanagöl Yeşilyurt
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Celalettin Karanfil,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Hasan Gönen,
Eskişehir Sulh Hukuk Hakimi Nevin Bal,
Eskişehir Asliye Ceza Hakimi Hakkı Aydoğan
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Cemal Gürsel Sarıca,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Metin Kurt,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Erdal Yatmış,
Eskişehir İcra Hakimi Derman Çönk,
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Murat Karahisar,
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Nadir Serbest,
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Erol Özdemir,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Salih Gündeş,
Eskişehir Asliye Hukuk Hakimi Ali Selman Erkuş
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Çetingül…
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Galip Karayazı

KONU 3). 18.08.2009 tarihine kadar (beş senede) hiçbir şahısa ya da makama hakaret etmedim, küfretmedim. Özellikle AKP’lilerin cinayetlerini, tarihi eser kaçakçılığını, sahte ruhsatlarla inşa edilmiş 70 lüks villayı kamuoyuna sunarak “bu yasadışı işler belgelidir” dedim.

Başta Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı’nı yasadışı işler konusunda bilgilendirmeme rağmen (belgeli), bu şahıslar benden ifade aldırmak yerine nezarethanelerde süründürdü, cezaevlerinde gezdirdi, tımarhanelerde zırdeli muamelesi yaptırdı… Hakkımda yüzlerce hakaret ve küfür davası açıldı…

Küfretmediğim halde, hakaret etmediğim halde şahsıma karşı açılan davalar sonrasında niyetimi bozdum, yukarıda adı geçen şahıslara ulaşmanın yolunun farklı olduğu kararına vardım ve üslubumu değiştirdim.

“Delidir, ne yapsa yeridir” düşüncesiyle 2009 tarihinden itibaren hakaretler yağdırmaya, küfretmeye başladım…
Davalar çoğaldı…


Hukuktan zerre kadar anlamayan savcılarımız bana çarşaf çarşaf iddianame hazırladı…
Gerzek hakimlerimiz de yargıladı…
“Cezai ehliyeti olmadığından davanın düşmesine…”


Fakat bu gerzeklerin amacı farklıydı: Beni Bakırköy Akıl hastanesine kapattırmak ve uzun bir süre tedavi ettirmek… Sözün kısası beni delirtmeyi planlıyorlardı…
Becerdiler…


AKP’li katillerin cinayetlerini örtbas eden Başsavcı Gökhan Karaburun, AKP’li hırsızların antika kaçakçılığını örtbas eden Başsavcı Vekili Coşkun Mutluer, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı rüşvetçi orospu çocuğu Yılmaz Büyükerşen ve rüşvetçi orospu çocuğu Büyükerşen’in piç avukatı Cemal Okan Yüksel ve Eskişehir 4. Sulh Ceza Hakimi Nadir Serbest suç birliği yaparak beni yasadışı bir şekilde yargılarlar. 

Akıl hastanesine kapatıp ömür boyu tedavi ettirmeye karar verirler. 
Anasını karısını siktiğim Büyükerşen orospusu kendi pislik işlerini örtbas etmek için beni öldürtme karşılığında Hakim Nadir Serbest’e bir milyon dolar rüşvet öder…

Sonunda polis beni yakalar ve Akıl Hastanesi’ne, çıkmamak üzere kapatır…


Tam 4 ay boyunca zırdeli muamelesi yapan Bakırköy doktorları anlattıklarımı dinlemez. Yalvarırım yine olmaz… Çünkü Eskişehir Başsavcısı bizzat telefon açmıştır ve “Kenan Akkuş için yüksek güvenlikli tedbir alın” demiştir.


Peki bu doktor kimdir?
Psikiyatri Uzmanı Dr. Oya Güçlü… ve Pratisyen hekim Emere isminde bir şerefsiz…


İşte bu orospu çocukları anlattıklarımı duymazdan geldi, bana zırdeli muamelesi yaparak tedavi etti…
Dört ay sonunda yüksek güvenlikli Bakırköy Akıl Hastanesi’nden kaçmayı becerdim.
Eskişehir savcıları hakkımda yakalama kararı çıkarır ve yine Bakırköy’e kapattırmaya çalışır…
Kenan salak mı? O hatayı bir kere yapar…


Bakırköy Akıl Hastanesi’nden kaçtığım 2011 senesinin Haziran ayından beri kaçak yaşıyorum. Hakkımda onlarca yakalama kararı çıktı…


Ben Anayasa Mahkemesi’ne bireysel dava açınca…
Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin yukarıda anlattığım mahkeme kararı kayboldu…
Sanki hiçbir zaman Akıl Hastanesi’ne kapatılmamış gibi muamele yaptılar…
Anasını karısını siktiğim orospu çocuğu Büyükerşen benden şikayetçi olmamış, avukatı piç Cemal Okan Yüksel davacı olmamıştı…
Beni öldürtmeye çalışan anasını karısını bacısını kızını siktiğim orospu çocukları…
Hadi gel de küfretme…
Dava kayboldu…


Aynı mahkeme, geriye dönük başka bir sahte karar tezgahlıyor:
“Hakaret suçu sabit olan Kenan Akkuş’un Adli Tıp Kurumu’nda müşahade altına alınması ve hakkında rapor tanzimi…”


Büyükerşen’den bir milyon dolar rüşvet yiyen Hakim Nadir Serbest…
Ananı sikeyim sahtekar orospu çocuğu…


İşte yukarıda anlattığım ve belgelediğim olayları şimdi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundum…
Tayyip’in, hırsız çetesinin, orospu çocuğu Büyükerşen’in ve piç avukatının anasını götünden sikmek için beklemedeyim…


Sabırla…

Ne zaman sahte raporlarım bozulur…
Ben de o zaman küfürlere nokta koyarım…
Ben rolümü oynuyorum.

Saygılar… 29 Ocak 2014

Kenan Akkuş (esrehber)

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=525012624272254&set=a.119966268110227.21113.100002905645532&type=1&theater