31 Aralık 2013 Salı

TAYYİP’İN KEFİL OLDUĞU TERÖRİST YASİN EL KADI’NIN TÜRKİYE’DEKİ BAĞLANTILARI


TAYYİP’İN KEFİL OLDUĞU TERÖRİST YASİN EL KADI’NIN TÜRKİYE’DEKİ BAĞLANTILARI

Yıl 2004…
MASAK raporuna göre Yasin El Kadı, Mehmet Fatih Saraç ve Mohammed Omer A. Zubair’in ortak olduğu Caravan Dış Ticaret’ten BİM’e para aktarılmıştı. BİM’in Yönetim Kurullarında AKP’lilerin ağabeyi Korkut Özal, Yasin El Kadı, Cüneyt Zapsu, George Bitar, M.P. Kassamali Merali, Ekrem Pakdemirli ve Nakşibendi tarikatının önemli isimlerinden Mustafa Latif Topbaş yer alıyordu.

ORTAKLARIN KARANLIK PARA TRAFİKLERİNİ SAVCILAR NASIL ORTAYA ÇIKARDI?

Yasin El Kadı’nın mal varlığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin terörü finanse edenler listesinde 39. sırada yer alması nedeniyle, Bakanlar Kurulu kararı ile 22 Aralık 2001 tarihinde dondurulmuştu.
Nedim Şener, “Hayırsever Terörist” adlı kitabının 38. sayfasında Cumhuriyet Savcısı; ‘Kadı ve Jelaidan hayırsever iş adamları’ başlığı altında Kadı’nın Savcılıklardan nasıl kurtulduğunu anlatıyordu:
Değişik “siyasi ve bürokratik” engellemelerle ilerleyen rapor bir süre MASAK’ta bekledi. Nihayet iki ay sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. MASAK raporu çerçevesinde başlatılan soruşturmalardan bir tanesi “kara para aklama”, diğeri “terör örgütü El Kaide’ye üye olmak ve yardım etmekten” açıldı.
2004/22072 hazırlık numarasıyla açılan “kara para aklama” soruşturmasını yürüten Savcı Sadi Yoldaş, Yasin El Kadı’nın ortağı Mehmet Fatih Saraç’ın ifadesini aldıktan sonra verdiği belgeleri, iki haftalık bir süre sonunda MASAK’a göndererek incelemenin yeniden yapılmasını talep etti.
MASAK bu kez daha önceki raporun tersine bir rapor daha yazdı. Yasin El Kadı, Jelaidan ve Mehmet Fatih Saraç hakkındaki yeni incelemeyi 11 Kasım 2004 tarihinde yeni bir raporla savcılığa gönderdi.
Rapora, Mehmet Fatih Saraç’ın ifadeleri damgasını vurdu. Caravan Dış Ticaret Ltd. Şti’nin Albaraka Türk‘te açmış olduğu hesaplara yatan paralar bizzat Yasin El Kadı’nın kendisi tarafından yatırılmıştı. Yine Saraç’ın ifadesine dayanarak, Al Baraka Türk’teki Yasin El Kadı hesabına yatan paraları dünyanın bir çok yerinde yatırımı olan Yasin El Kadı’nın Türkiye’de yatırım yapmak için getirip kendi hesabına yatırdığı belirtildi.
Raporda Baş Müfettiş Hamza Kaçar tarafından düzenlenen 31 Mart 2004 tarihli raporun sonuç bölümünde belirtilen hususla ilgili olarak, hesap ekstrelerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda, 1 milyon doların 13 Ekim 1997 tarihinde nakit teslimat olarak Yasin El Kadı’ya ait 143100 numaralı hesaba yatırıldığı ve yine bu hesaptan 14 Ekim 1997′de ‘Yasin El Kadı’ açıklamasıyla ‘Abrar Global Asset M’ adına Bank Of New York unvanlı bankaya havale edildiği, kanaat ve sonucuna varıldığı bildirildi.
Bu bilgilerin elinin altında olduğu İstanbul Cumhuriyet Savcısı Sadi Yoldaş, 24 Aralık 2004 tarihinde, “Sanıklar hakkında unsurları oluşmayan müsnet suçtan takibata yer olmadığına” karar verdi.
Böylece El Kadı ve Saraç hakkındaki soruşturma “kara para” yönünden “Takipsizlikle” sonuçlanmış oldu.
Maliye Bakanlığı’nın karara itiraz etmesi gerekirken etmediği ortaya çıkıyordu. Nasıl etsin ki, çıkardıkları af ve benzeri kararlarla bu zatlara en az 5 trilyon kazandırmışlardı.
Kara para yönünden verilen bu takipsizlik kararını eski adı Devlet Güvenlik Mahkemesi olan, yeni adıyla özel görevlendirilmiş İstanbul Cumhuriyet Savcılarından İdris Ermeydan’ın tartışmalı kararı izledi.
Danıştay 10. Dairesi’ne başvuran Yasin El Kadı, isminin listeden çıkarılmasını, mal varlığının serbest bırakılmasını istiyordu. Danıştay 10. Dairesi 20 Temmuz 2006 tarihinde bire karşı dört oyla Kadı’nın isteği doğrultusunda karar verdi.
Danıştay’ın bu kararında muhalefet şerhi olan üye; “BM sözleşmesini imzalayan ülkelerin, BM’nin aldığı kararlara uyma yükümlüğünün olduğunu vurguluyordu. Yasin El Kadı’nın ismi BM kararlarında yer aldığı sürece dondurma kararının kaldırılamayacağını ifade ediyordu.
31 Ağustos 2006 tarihinde Başbakanlık 1. Hukuk Müşavirliği Danıştay’ın bu kararını temyiz ediyordu.
Dilekçelerin ortak konusu; BM’nin kararları doğrultusunda haksızlığa uğradığını iddia eden kişilerin BM nezdinde itiraz yollarının açık olduğu belirtiliyor, ve şöyle deniyordu:
“Yasin El Kadı’nın Türkiye’deki mal varlıklarının dondurulmasıyla ilgili olarak alınan Bakanlar Kurulu Kararı’nın aksi yönde karar alan Danıştay 10. Dairesi’nin kararının uygulanması halinde, Türkiye uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyen bir ülke durumuna sokulacaktır. Bu durum da telafisi güç ve imkânsız zararlar doğuracaktır…”
Başbakan, Danıştay kararının temyiz edildiğini öğrenince yaygarayı basıyordu. Yasin El Kadı’nın ortağı Mehmet Fatih Saraç ile Ansiklopedi çıkaran Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer devreye giriyor, temyiz dilekçesini hazırlayanları azarladığı iddiaları gündemi oluşturuyordu.
5 Eylül 2006 tarihli temyizden feragat dilekçesi Dışişleri Bakanlığı’ndan geliyordu. Oysa Dışişleri Bakanlığı aynı gün Danıştay’ın kararını temyiz etmişti. 6 Eylül 2006 tarihli Başbakan adına Müsteşar Yardımcısı Mustafa Çetin imzalı temyizden feragat dilekçesini veren kurum Başbakanlık oluyordu… Böylece Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı Yasin El Kadı davasını temyiz etmek istemiyordu… Kadı davasını temyiz edemeyen Bakanlık Hamza kaçar’ı bildik yöntemlerle saf dışı etme gayretine giriyordu.

Ankara 6. İdare Mahkemesi’nde dava açan Hamza Kaçar, 16 Aralık 2004 tarihinde verilen mahkeme kararıyla hukuk mücadelesini kazanarak eski görevine geri döndü. Eski görevine dönen Kaçar, yarım kalan soruşturmaları tamamlamak istedi ve ne olduysa bundan sonra oldu. Bildik senaryo oyuna kondu ve Hamza Kaçar, “Genelkurmay dâhil binlerce hesaba inceleme yaptı” diyerek görevden alındı.
Bu olay, bize Fetullah Gülen hakkında soruşturma açan DGM’ye rapor gönderen Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral, Yardımcısı Osman Ak’ın ve arkadaşlarının başına gelen uydurma “Telekulak” skandalını hatırlattı. Gülenciler bu müdürlerin başını yemek için uydurma dosyalar oluşturmuş, “Genelkurmay dâhil her yeri dinlemişler” diyerek yaygara yapmış, her tarafı ayağa kaldırmışlardı. Oysa dosyalar incelendiğinde 1800‘lü yıllarda telefonların dinlendiği, bazı numaraların hiç olmadığı, 0(sıfır) dakika gibi zaman dilimlerinde dinleme yapıldığı şeklinde uydurma evraklarla dosyalar oluşturulmuştu.
Gerek Osman Ak gerekse Cevdet Saral yıllardan beri atılan bu çamuru temizlemeye çalışırken, Fetullahçılar önlerindeki en büyük engelden kurtulmuşlardı.
Şimdi aynı senaryo ile Ülker-Al Kadı, Unakıtan-Al Kadı, Tayyip-Al Kadı ilişkilerini gün yüzüne çıkaran Baş Müfettiş Hamza Kaçar susturulmak isteniyordu.

Yasin El Kadı’nın hakkındaki iddialardan en önemlisi, zengin işadamlarından topladığı paraları yönetimindeki Muvaffak Vakfı Aracılığı ile El Kaide bağlantılı kişilere ve kurumlara “Yardım” başlığı altında aktarması geliyordu. MASAK raporunda Hasan Cüneyt Zapsu’nun 60 bin dolar, Annesi Gaye Zapsu’nun 250 bin dolar Yasin Al Kadı’nın Al Baraka Türk’teki hesabına para yatırdıkları ortaya çıkıyordu.
Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun hazırladığı rapora göre Yasin Azizüddin Kadı ile para ilişkisi olan şirketler arasında Ülker gurubu da yer alıyordu. Aynı dönemde Murat Ülker sakal bırakmış, hatta sakallı fotoğraflarını resmi belgelerde bile kullanmıştı.
Yine aynı raporda; Al Baraka Türk’ten 18 Ocak 2001 tarihinde Muvaffak Vakfı’na 210 bin dolar, Usame Bin Ladin’in en yakın adamı Wael H. Jelaidan adına da 27 Ocak 1994 tarihinde 210 bin dolar gönderildiği belirtiliyordu.
MASAK raporuna göre Yasin El Kadı, Mehmet Fatih Saraç ve Mohammed Omer A. Zubair’in ortak olduğu Caravan Dış Ticaret’ten BİM’e para aktarılmıştı. BİM’in Yönetim Kurullarında AKP’lilerin ağabeyi Korkut Özal, Yasin El Kadı, Cüneyt Zapsu, George Bitar, M.P. Kassamali Merali, Ekrem Pakdemirli ve Nakşibendi tarikatının önemli isimlerinden Mustafa Latif Topbaş yer alıyordu.

31.03.2004 tarihli Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun Raporuna göre yasin Al Kadı ile para ilişkisi olan Nimet Gıda’nın yönetim Kurulu Üyeleri; Mehmet Fatih Saraç, Osman Faik Bilge, G. Abdülaziz Zapsu, Mustafa Rıza Yazan, Ahmet Erdoğan, Tayfun Ergün, Mustafa Latif Topbaş, Hasan Cüneyt Zapsu…
Yine aynı rapora göre Ahsen Plastik’te Kadı ile para ilişkisi içindeydi. Ahsen Plastik Yönetimi şu isimlerden oluşuyordu: “G. Abdülaziz Zapsu, Tayfun Ergin, M. Fatih Saraç, Hasan Cüneyt Zapsu, M. Latif Topbaş…
Yasin Al Kadı ile para ve ortaklık ilişkisine giren bir başka şirket ise Ülker Gurubuna dahil AK Gıda idi: AK Gıda‘nın Yönetim Kurulunda; Mustafa Latif Topbaş, Murat Ülker, Zeki Ziya Sözen, İbrahim Halit Çizmeci, Metin Yurdagül, Sabri Ülker, Orhan Özokur… gibi isimler yer alıyordu.

31.03.2004 tarihli Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun Raporunun, 16 Sayfasında: “Caravan Dış Ticaret Limited Şirketi ile bu şirketin ortakları Yasin El kadı ile M. Fatih Saraç’ın tespit edilebilen hesaplarına ilişkin bilgiler aşağıda açıklanmıştır” deniliyor ve şöyle devam ediliyordu:
“Caravan ve Ella şirketleri ile bu şirketlerin ortakları Yasin Kadı ve M. Fatih Saraç’ın Al Baraka Türk Özel Finans Kurumu A.Ş, nezdinde Türk lirası ve döviz hesapları bulunmaktadır. Al Baraka Türk Özel Finans Kurumu A.Ş tarafından gönderilen hesap ekstrelerinin çok sayıda olması nedeniyle, aynı kişiler adına birkaç kalemde yapılan işlemler (Hesap hareketleri) toplanarak tek kalemde yazılmıştır. Ayrıca Türk lirası ve döviz hesapları arasında gerçekleşen havale ve ya EFT işlemleri mükerrerliği önlemek amacıyla mahsup edilmiştir.

Caravan Şirketi tarafından Al Baraka Türk Özel Finans Kurumu A.Ş nezdinde açılan hesapların açılış tarihleri, hesap numaraları, hesap cinsi (Türk lirası veya döviz) ve çeşitli kişiler tarafından çeşitli zamanlarda birkaç işlemde yatırılan (gelen) ve çekilen (gönderilen) paraların toplamının özet dökümü yıllar itibarıyla aşağıda yapılmıştır.
Caravan Dış. Tic. Ltd. Şti. tarafından Al Baraka Türk Özel Finans Kurumu A.Şnezdinde 04.10.1995 tarihinde açılan 011201-142322 no’lu ABD Doları döviz hesabına çeşitli kişiler tarafından çeşitli zamanlarda birkaç işlemde yatırılan paralar toplamı yıllar itibarıyla aşağıda açıklanmıştır.
1997 yılında Yasin Kadı; 7.559. 941 Dolar, Caravan; 28.894 Dolar yatırıyordu.
1998 yılında; Yasin El Kadı: 2.699.945 Dolar, Caravan:723.044 Dolar, M. Fatih Saraç; 20.000 Dolar, Caravan 66.800 Dolar, Dış işlemler havalesi:607.211 Dolar…
1999 yılında; Yasin Al Kadı: 808.754 Dolar, Caravan 1.056.075 Dolar, M. Fatih Saraç: 479.950 Dolar, Nimet Gıda: 36.050 Dolar, Ecmel Tekstil:70.000 Dolar, Ak Gıda 38.300 Dolar, Sağlam İnşaat: 5.450 Dolar, Virman: 16.916, Diğer işlemler havale:2.837.525 Dolar…
2000 yılında; Yasin Al Kadı:1.375, Caravan: 2.048.775, M. Fatih Saraç:5.000, Nimet Gıda: 25.000, Sağlam İnşaat:877.700, Virman:28.400, Dış İşlemler havale:539.947 dolar…
2001 yılında;Yasin Al Kadı:107.250, Caravan:85.252, Sağlam İnşaat:9.500, Dış İşlemler havale: 84.252, Caravan: 74.128 Dolar…

Aynı hesaptan çeşitli zamanlarda para aktarılan şahıslar yıllar itibarıyla aşağıda gösterilmiştir:
1997 yılında; Nimet Gıda:34.311, Dış İşlemler Havalesi 620.151, Caravan: 1.619.465,Caravan 24499 hesaba 5.214.617, Yasin Kadı: 50.363 Dolar….
1998 yılında; Dış İşlemler Havalesi; 437.123, Yasin Kadı: 200.000, Caravan 24499 TL Hesabı 3.474.288 dolar…
1999 yılında; Sağlam İnşaat; 624.228, Ella; 63.900, Ecmel Tekstil; 13.000, Nimet Gıda; 23.650, Caravan; 902.392, İktisat Bankası Maslak şb. 128.000, Dış İşlemler Havale; 100.000, Yasin Kadı; 84.110 Dolar…
2000 yılında; Sağlam İnşaat: 929.050, Ella: 42.310, M. Fatih Saraç; 77.200, Nimet Gıda; 25.000 Dolar…

Bu hesaptan, 1997-2001 yılları arasında;
Orhan ÖLÇEN, Hilmi YILMAZ, Remzi ÇAKIROĞLU, İzzet ÖZKALAYCI, Savaş SAĞSÜS, Serkan KIZILAY, Bülent AKSOY, Mehmet TARI, Abdurrahman ŞEKER, İrfan AKICI, Sema ÇETİN, Saim OĞUZCAN ve Davut ÇOŞKUN, adlı şahıslara da çeşitli tarihlerde, muhtelif defalar ve miktarlarda ödemeler yapıldığı tespit edilmiştir.

Caravan Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından Albaraka Türk Özel Finans Kurumu A.Ş. nezdinde 23.02.1995 tarihinde açılan 011200-024499 no’lu Türk Lirası hesabına çeşitli kişiler tarafından çeşitli zamanlarda birkaç işlemde yatırılan paralar toplamı şu şekildedir.
Caravan : 242.564.365.000 TL
Yasin Al Kadı : 6.951.380.000 TL
Dış İşlemler Havalesi : 29.497.526.000 TL
Ahsen Plastik : 10.690.000.000 TL
Caravan 242383 DEM Hs. : 122.395.421.000 TL
Caravan 242392 DEM Hs. : 137.346.288.000 TL
Caravan 142322 USD Hs. : 863.978.865.000 TL

1997 yılında: 1.418.782.510.000 TL Al Baraka Türk’teki hesaba yatırılmıştı…
1998 yılında: Caravan: 106.006.708.000 TL, Caravan 242392; DEM Hs: 302.861.208.000 TL, Caravan 242383 DEM Hs.: 30.905.762.000 TL, Caravan 142322 USD Hs.: 920.619.144.000 TL. yatırılmıştı. Yasin El Kadı’nın hesabına 1998 yılında toplam1.372.052.044.000 TL yatırılmıştı.

1999 yılında Caravan: 51.731.195.000 TL, Sağlam İnşaat:10.180.446.000 TL, Nimet Gıda :6.916.760.000 TL, Dış İşlemler Havalesi; 269.568.000.000 TL, Caravan 142322 USD Hs.: 796.964.439.000 TL, toplam; 1.140.982.850.000 TL yatırılmıştı…

2000 yılında; Caravan: 12.918.466.000 TL, Ahsen Plastik:3.000.000.000 TL, Nimet Gıda:4.030.000.000 TL, Aksal İnşaat:7.950.000.000 TL, ONLY Havalesi: 8.950.625.000 TL, Dış İşlemler Havalesi: 21.217.608.000 TL, Caravan 142322 USD Hs: 48.444.784.000 TL, olmak üzere toplam 108.361.483.000 TL yatırılmıştı….

2001 yılında; Aksal İnşaat :7.950.000.000 TL, Ella Film: 25.800.000.000 TL, Dış İşlemler Havalesi: 23.932.233.000 TL, Caravan 142322 USD Hs: 33.273.530.000 TL, 2001 yılı yatırılan miktar;191.955.763.000 TL idi.

Aynı hesaptan çeşitli zamanlarda para aktarılan şahıslar yıllar itibariyle aşağıda gösterilmiştir. 1997 yılında Kadı’nın Caravan şirketi hesabından para aktarılan isimlere de rastlanıyordu:
Bim : 335.828.500.000 TL
Ak Gıda : 417.800.107.000 TL
Ella Film : 51.482.300.000 TL
Sağlam İnş. : 221.215.515.000 TL
Ahsen Plast : 24.930.847.000 TL
Ecmel Teks. : 35.890.720.000 TL
Nimet Gıda : 7.545.881.000 TL
Vefa Mühen : 50.825.000.000 TL

1998 yılında, Bu hesaptan para aktarılan şahıslar:
Bim : 64.901.498.000 TL
Ak Gıda : 457.399.808.000 TL
Ella Film : 12.188.987.000 TL
Sağlam İnş. : 549.153.161.000 TL
Ecmel Teks. : 16.386.492.000 TL
Nimet Gıda : 27.917.645.000 TL

Yasin El Kadı’nın Caravan şirketi ve çevresinde para transferleri durmak bilmiyordu. 1999 yılına geldiğimizde bu hesaptan para aktarılan başını Ülker gurubuna bağlı AK Gıda’nın çektiği şirketler şöyle sıralanıyordu:
Ak Gıda : 236.600.000.000 TL
Ella Film : 19.035.054.000 TL
Sağlam İnş. : 257.677.936.000 TL
Ecmel Teks. : 21.374.486.000 TL

2000 yılında Ella Film’e, 28.530.566.000 TL Bu hesaptan para aktarılırken, 2001′de Sağlam İnşaata, 17.500.000.000 TL, Ecmel Tekstile ise, 2.825.000.000 TL. gönderiliyordu.
Bu hesaptan 1991-2001 yılları arasında; Sinan Vaizoğlu, Walter Malate, Hasan Erbaş, Halil Bulut, Mehmet Tarı, Solmaz Ayarslan, Orhan Akçay, Ragıp Çakar, A. Rıza Akçay, Yaşar Altun, Hasan Akçaoğlu, Ahmet Erdoğan, Nazlı Aksoy, Ali Hacınoğman, Mehmet Güven, Erdal Uzgör, Cengiz Biçici, Muhsin Yorgancı, Atilla Yaman, Musa Orduhan, İrfan Akıcı, M. Rıza Yazan, Mehmet Hakan, Engin Çacın, Necip Dost, ABS Dış. Tic. Ltd. Şti., YAPKİM A.Ş., Favori Çamaşırları, Işıl Çamaşırları, Azim Tekstil San. Ve Tic.Paz., Mustafa Şeker, İzzet Özkalaycıoğlu, Hüsnü Kutuç, Metin Yıldız, Kubilay Sargın, İrfan Çakıcı, Selim Çay, Hümmet Can, Mecit Yıldız, Kayhan Pekşen, Adem Aktaş, Kadir Şahin Yıldız, M. Nezir Tatlı, Saim Oğuzcan, Yılmaz Dalgıç, Erol Akınsu, Tahsin Bayram, Bora Yeniay, Nihat Gün Hüseyin, Harun Özkara, Bülent Aksoy, Yaşar Günday, İsmail Şen, Ahmet Hakan, Serkan Ercan, Hasan Zeynel, Fazıl Ahmet Kahya, Savaş Sağsüş, Cem Sevin, Selma Erkal, Mehmet Evgin, A.Rıza Yazan, Fahrettin Polat, Nazan Kandemir, Sema Çetin, Risale Basın Yayın Turizm Ltd. Şti., Nihan Yılmaz, Dursun Ali Çıbaş, Yaşar Topuzoğlu, isimli şahıslara da çeşitli tarihlerde, muhtelif defalar ve miktarlarda ödemeler yapıldığı tespit ediliyordu.

Caravan Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından Albaraka Türk Özel Finans Kurumu A.Ş. nezdinde 22.07.1997 tarihinde açılan 011204-242392 no’lu Alman Markı (DEM) hesabına çeşitli kişiler tarafından çeşitli zamanlarda birkaç işlemde yatırılan paralar toplamı yıllar itibariyle şu şekilde yer alıyordu:
1997 yılında Yasin El Kadı tarafından1.405.292 DEM yatırılıyordu.
1998 yılında;Yasin El Kadı: 779.756 DEM, Caravan: 1.409.492 DEM, Sarmany LTD: 57.510 DEM yatırılıyordu.

Aynı hesaptan çeşitli zamanlarda Alman markı olarak para aktarılan şahıslar yıllar itibariyle aşağıda gösterilmiştir.
1997 yılında bu hesaptan Caravan’ın 24499 TL Hesabına: 1.405.292 DEM yatırılıyordu.1998 yılında; Caravan 24499 TL Hesabına: 2.246.758 DEM aktarılıyordu.
Caravan Ltd. Şti. tarafından Albaraka Türk Özel Finans Kurumu A.Ş. nezdinde
14.07.1997 tarihinde açılan 011204-242383 no’lu Alman Markı (DEM) hesabına çeşitli kişiler tarafından çeşitli zamanlarda birkaç işlemde yatırılan paralar toplamı yıllar itibariyle aşağıda açıklanıyordu:
1997 yılında; Yassın Kadı tarafından 1.383.879.DEM yatırılmıştır.
1998 yılında; Yassın Kadı:77.224 DEM, Caravan: 275.976 DEM yatırılmıştır

Aynı hesaptan çeşitli zamanlarda para aktarılan şahıslar yıllar itibariyle aşağıda gösterilmiştir.
1997 yılında; Bu hesaptan para aktarılan şahıslar başlığı altında; Caravan 24499 TL Hs : 1.383.879 DEM bilgisi yer alıyordu.
1998 yılında bu hesaptan para aktarılan şahıslar, 217.795 DEM ile Caravan 24499 TL Hesabına… 135.405 DEM, Ulusoy otomotiv hesabına…

Caravan Ltd. Şti. tarafından Albaraka Türk Özel Finans Kurumu A.Ş nezdinde 14.07.1997 tarihinde açılan 011201-144408 no’lu Alman Markı (DEM) hesabına çeşitli kişiler tarafından çeşitli zamanlarda birkaç işlemde yatırılan paralar toplamı yıllar itibariyle şöyle açıklanıyordu:
2000 yılında toplam 22.000 DEM yatırılıyor, bunun15.000 DEM’i Yassın Kadı tarafından, 7.000 DEM’ Caravan’dan geliyordu.
2000 yılında; Aynı hesaptan Sağlam İnşaat’a 22.000 DEM aktarılıyordu.

(Devamı var... Yeni yılda inşallah... Rum Tayyip'in kanserine soka soka devam edecek...)

Kenan Akkuş (esrehber)


YALAN MAKİNASI TAYYİP’İN DEDELERİ NASIL ÖLDÜ?



YALAN MAKİNASI TAYYİP’İN DEDELERİ NASIL ÖLDÜ?

Geçenlerde bir dostumla buluşmak için bir köy kahvesine gittim.
Tam kapıdan içeri adım attım ki, televizyonda yine Tayyip...
Döktürüyor şerefsiz...
En az 20 kişi pür dikkat izliyor.
Suratından ve sesinden öyle tiksinmişim ki, geri dönüp kendimi dışarı attığım anda bir cümlesi kulaklarımda yankılandı:
"Benim dedem de Sarıkamış'ta donarak şehit olan 60 bin mehmetçiğin arasındaydı."
Kulaklarıma inanamadım:
"Siktir şerefsiz" diye bağırmışım, kahvedeki köylüler birden ayağa kalkarak bana bakmaya başladı.
Karşılarında yabancı bir vatandaş gören köylüler:
"Doğrusunu söyle de biz de öğrenelim" dediler.
Aralarına oturdum, hem anlattık, hem çaylarını içtim.
Anlattıklarımın özeti şuydu:
Ana tarafından dedeleri Gürcüydü ve hepsi eceliyle ölmüştü.
Baba tarafından dedeleri Rum'du, ikisi hariç hepsi eceliyle ölmüştü.
Asılarak ölen dedesi Memiş, Gürcü Çetelerle ve Ermeni çetelerle bir olmuş, onlarca Osmanlı askeri öldürmüş, onlarca Türk kadına tecavüz etmişti.
Bakatoğlu isyankar Memiş adıyla ün yapan bu dede, Osmanlı askerlerince asılarak idam edildi.
Memiş’in oğlu Bakatoğlu (isyancıoğlu) Teyyup da öldürüldü. Fakat bu dedenin neden öldürüldüğü aydınlatılamadı.

Kıskançlık krizine giren bir Rum koca tarafından öldürüldüğü söylense de, Tayyip yandaşı bazı tarihçiler “vakıf arazisi” hikayeleri uydurarak, Tayyip’in dedesini “hak yemeyen namuslu bir vatandaş” olarak anlattılar.

Dahası, Tayyip’in yalakası tarihçiler, dede Teyyup’u beş vakit namaz kılan bir hafız olarak tanıttıkları gibi, camide namaz kılarken öldürüldü yalanını uydurdular....

Oysa dede Teyyup Hıristiyan’dı…
İşte uçkurubozuk bu dedenin adını mini minnacık toruna koydular, Recep’in ikinci adı Teyyup oldu…

Fakat Nüfus Müdürlüğü’ndeki memur adını yanlışlıkla Teyyup yerine Tayyip yazınca…
Recep Teyyup oldu Recep Tayyip…

Büyüdü futbolcu oldu, Başbakan oldu ve başımıza bela oldu…


Sözün kısası: Sarıkamış dağlarında ölen Mehmetçiklerimizin arasında Tayyip’in dedelerinden hiç biri yoktu.

Ölen Mehmetçiklerimizin sayısı 60 bin değil, 23 bindi… (Allah rahmet eylesin).

Yalancının mumu tam 11 sene yandı…

Namussuz şerefsiz hırsız yoldaşları yalakaları sayesinde…
Diyorum ya her zaman Allahsızlar ve Kitapsızlar Partisinin şerefsiz neferleri…
Allah belanızı versin…

Kenan Akkuş (esrehber)

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=511540142286169&set=a.119966268110227.21113.100002905645532&type=1&theater

30 Aralık 2013 Pazartesi

OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİNDE HER ŞEY PİSLİK ÜSTÜNE KURULU



OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ
HASAN GÖNEN’E:

Hadi bu hainliği Sayıştay’a bildir.
Bildirmezsen şerefsizsin…


Kenan Akkuş (esrehber)

29 Aralık 2013 Pazar

İSTANBUL ADLİ TIP KURUMU İÇİNDEKİ RÜŞVET OLAYLARINI KAMUOYUNA BELGELERLE SUNUYORUZ...



DEVLETİN BÜTÜN KURUMLARI PİSLİK İÇİNDE: RÜŞVET...

İSTANBUL ADLİ TIP KURUMU İÇİNDEKİ RÜŞVET OLAYLARINI KAMUOYUNA BELGELERLE SUNUYORUZ... 

Kenan Akkuş (esrehber)

19 Aralık 2013 Perşembe

Hasan Gönen'e akrabası Mesut Sarıbardak, onun kankası Fikret Kalaçay ile Hakan Kutlu hakkında suç duyurusudur



OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ HASAN EFENDİYE UYARI:

Bir çok konuyu anlatmak istemiyorum…
Fakat orospu çocukları beni mecbur bırakıyor.
İşte onlardan biri daha: HAKAN KUTLU…
Hastane misafirhane servisinde şef…
Personelden haraç alıyor…
Hem de zorla…
Vermeyenleri tehdit ediyor…
Bu paralarla çiçek alıyor, hediye alıyor…
Ensesi kalın orospu çocuklarına hediye ediyor.
Akraban Mesut Sarıbardak ve onun kankası Fikret Kalaçay bu işleri biliyor ve ses çıkarmıyor…
Çünkü ikisi de pislik adamlardır…
O çiçekleri ve hediyeleri  alır, üçünün de anasının amına sokarım…
Haberleri olsun…
Dağ başında mı yaşıyoruz ulan…
Hakan Kutlu denen bu orospu çocuğundan şikayetçi personel o kadar çok ki…
Özellikle bayanlar…
Lafla, elle taciz ediyormuş…
Ses kayıtları var…

Sayın Rektör Efendi Hasan Gönen…
Ben bir kere uyarırım…
Gereği yapılırsa bu yazılar silinir…
Gereği yapılmazsa devamı gelir…

Saygılar…


Kenan Akkuş (esrehber)


17 Aralık 2013 Salı

OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ YOLSUZLUKLARINDA RÜŞVET YİYEN SAVCI SALİH GÜNDEŞ'Tİ



OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ’NDEKİ YOLSUZLUKLARI SORUŞTURAN SAVCI KİM?

Cevap: Eskişehir Savcısı Salih Gündeş…

Bu soruşturmanın ardından 2011 yılında Bakırköy Adliyesi’ne atandı…
İşte bu savcı beni çok iyi tanır… Ben de onu çok iyi tanırım…
Yasak olmasına rağmen makam odasında bana sigara ikram etti, sigaramı yaktı…
Üstüne çay ısmarladı…
Birkaç ay sonra da sırtımdan bıçakladı…
Adamın yüzüne gülen, sonra da sırtından bıçaklayan şerefsizlerden biri…
Aynı Tayyip… Sahtekar… Rüşvetçi… Şerefsiz…

Soruşturmanın sonucunu bilen var mı?
İşte bu savcı rüşveti aldı, soruşturmayı kapattı…
Rektör Fazıl Tekin, Eskişehir Regülatör’deki Osmangazi Üniversitesi’nin malı olan restaurantı, Salih Gündeş’e rüşvet olarak peşkeş çekti…
Ömür boyu kiracı…  Kira bedeli ödemeyen kiracı… Kağıt üzerinde kira ödeyen kiracı…
İşin tuhaf tarafı, bir savcı nasıl restaurant işletebilir?
Tecrübesi var mı?
Bir devlet memuru olduğuna göre, rüşvet olarak kiraladığı bu restaurantı kağıt üzerinde kim işletiyor?
Kardeşi mi? Kayın biraderi mi? Amcası mı, dayısı mı? Kim?

Bakırköy Adliyesi’ne gidip 36931 sicil numaralı rüşvetçi savcı Salih Gündeş’e sormak lazım…
Hal böyle iken Osmangazi Üniversitesi Rektörü Hasan Gönen ve rüşvetçi müdürlerin hakkımda suç duyurusunda bulunup dava açması, suç bastrımaktan ileri gitmiyor…
Şerefsizler boğazlarına kadar pisliğe batmış durumdalar.
Hele hele tam 20 sene boyunca inşaat işlerinin ihale yapılmadan Ilgaz mafyasına verilmesi, esas araştırılması gereken konudur.
Tüm rektörler hırsız çıktı…
Hırsızlıklar, yolsuzluklar, rüşvetler, fatura şişirmeler gırlagitmiş…
Sayıştay’a yazdığım suç duyurusu dilekçem işleme girmiyor.
Beni adam yerine koyan yok ki ihbarlarım kale alınsın…
Cinayetler, tarihi eser kaçakçılığı ve uyuşturucu ihbarlarım bile kapatıldı…
Söz konusu bu rüşvet işi mi kapatılmayacak?
Atı alan Üsküdar’ı da geçiyor, Bakırköy’ü de…
Saygılarımla… 18 / 12 / 2013

Kenan Akkuş (esrehber)


Küpürlerde gördüğünüz haberlerin adresleri işte:
http://www.showhaber.com/osmangazi-universitesine-yolsuzluk-operasyonu-8-gozalti-444662h.htm