25 Ekim 2013 Cuma

HAKİMLERE SAVCILARA NEDEN KÜFRETTİĞİMİ BİLMEK İSTEYENLER OKUSUN



BÖYLE ADALETİN İÇİNE SİZ OLSANIZ ÖTÜRMEZ MİSİNİZ? 

Beş sene öncesi…
Eskişehir Başsavcısı, onun vekili ve o zamanlar DSP'li Büyükerşen bir araya geliyor ve karar alıyorlar:
“Kenan denen bu orospu çocuğunundan kurtulmak için güç birliği yapalım, komplo hazırlayalım, kodese sokalım, kurtulalım…”
Dediklerini aynen yaptılar…
İftiralarla beni cezaevine soktular…
34 gün sonra mahkemeye çıktım:
Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesi…
Hakim: Erol Özdemir…
İftira atan şikayetçi Başsavcı Gökhan Karaburun izin alıp tüymüş…
İftira atan şikayetçi Başsavcı Vekili Coşkun Mutluer “hastayım” diyerek mazeret dilekçesi göndermiş…
İftira atan şikayetçi DSP'li Büyükerşen’e “mahkemeye davet” için çağırı kağıdı gönderilmiş fakat ne kağıt dönmüş, ne Büyükerşen, ne vekili Cemal Okan Yüksel…

Hem şikayet edip davacı oluyorlar, beni cezaevine sokuyorlar…
Yargılama günü gelince şikayetçilerin hepsi ortada yok…
Hakim Erol Özdemir’e soruyorum:
“Hani nerede benden davacı olan beyefendiler?”
Hakim sırıtarak cevap veriyor:
“Onlar gelmek zorunda değiller ki…”
Aynen böyle…
Hakim Erol Özdemir, sabıkam olmadığını bildiği halde mahkeme tutanağına “sabıkalı” yazdırıyor.
Çünkü davacı olan ve isimleri yukarıda yazılı orospu çocukları öyle istemiş…
Bir buçuk sene boyunca yargılandım…
Şikayetçi Başsavcı her duruşma öncesinde mahkemeye mazeret dilekçesi vermiş…
Şikayetçi Başsavcı vekili her duruşma öncesi izin almış…
DSP'li Büyükerşen’e gönderilen çağrı kağıdı parçasının döndüğünü gören olmamış…

Velhasıl üçünü de mahkemede gören olmamış….
Karar verilmiş: Beş sene hapis….
Dosya Yargıtay’a gitti, bozuldu geldi….
İkinci defa yargılandığım bir zamanda Bakırköy’den rüşvet karşılığında deli raporu almışlar…
“Akıl hastasıdır, cezai ehliyeti yoktur, davanın düşmesine…”
İftirayı atanlar, beni cezaevinde toplam 64 gün boyunca susturanlar (yukarıda isimleri yazılı üç adet orospu çocuğu) yaptıklarıyla kaldılar ve…
Dava kayboldu…
Yanlış okumadınız…. Bu dava kayboldu….
Devletin resmi yargı sistemi UYAP’tan sildiler…
Çünkü baştan sona suç işlemişlerdi…
Savcısı, hakimi, Başsavcısı, Büyükerşen’i, piç Cemal Okan Yüksel’i…
Ne böyle bir dava açılmış, ne yargılanmışım, ne cezaevine girmişim…
Hatta bana deli raporu bile aldırmamışlar…
Bakırköy’e zorla sokmamışlar…
Her şeyleri silip yok ettiler…

Kimler?
İşte yukarıda isimleri yazılı orospu çocukları…

Başsavcı Gökhan Karaburun (Şahit olduğum bir cinayete kaza süsü vererek örtbas etti. Çünkü katil AKP’liydi… Öldürülen şahısın adı Ruhi Güner...)

Başsavcı Vekili Coşkun Mutluer (Şahit olduğum tarihi eser kaçakçılarının yasa dışı işlerini örtbas etti. 77 adet sahte ruhsatlı havuzlu lüks villalarla ilgili suç duyurularımı örtbas etti. Çünkü kaçakçılar ve villa sahipleri AKP’li idi…)

DSP'li Yılmaz Büyükerşen (Tam 10 senedir rüşvet yemekle ve hırsızlık yapmakla suçladım, hiçbir savcı ifademi almadığı gibi, AKP’lilerin sahte ruhsatlı kaçak 77 adet villaları konusunda Büyükerşen bir numaralı suçludur. 3 milyon dolar rüşvet yemiştir. İçişleri Bakanlığı’na “yargılanması” konusunda verdiğim dilekçeler reddedilmiştir. AK Parti iktidarı Büyükerşen’i korumaktadır. Çünkü kaçak villalar AKP kurucularına aittir.)

Hakim Erol Özdemir (Beni yasadışı bir şekilde yargıladı ve iftiralarla süslü iddianamelerle toplam 5 sene hapis cezası verdi. Duruşmalarda anlattığım konuları tutanaklara yazdırmadı. Beni sabıkalı gösterdi. Reddi hakim dilekçemi elimden almadı. Bilirkişi raporuna itibar etmedi. Adli Tıp Kurumu’ndan “sağlıklıdır” raporumu kabul etmedi. Şahsıma deli raporu alınması hususunda çok sayıda savcı ve hakimle işbirliği yaptı. Şahsımın kısıtlanması konusunda Sulh Hukuk Mahkemesi’ne dava açtı…

Allah belanızı versin şerefsiz köpekler…

Kenan Akkuş (esrehber)






BEN BÖYLE YARGININ ANASINI SİKERİM

Ben Eskişehir’de ikamet ediyorum.
Anakara’da hakkımda dava açılmış…
Davacı: Bülent Arınç 
Vekili: Yakup Erikel 
Suçumu bilmiyorum…
İfadem alınmamış…
Savunmam alınmamış…
Mahkemeden haberim yok…
Karar verilmiş…
Gerekçesi bile yazılmış…
Karar tarihinin üzerinden tam üç buçuk sene geçmiş…
Hala haberim yok…
Ne ceza vermişler, bakın onu da bilmiyorum…
İtiraz edebileceğim merci de yok…
Ülkemizde insan hakları işte bu.
Beni hayvan yerine bile koymayan şerefsizler…

Demokrasiden, haktan, hukuktan, adaletten söz eden orospu çocukları…
ANANIZI AVRADINIZI SİKEYİM…

Kenan Akkuş (esrehber)






ADALETİNİ SİKEYİM TAYYİP

Evet... Anayasamızda böyle bir madde olmasına rağmen...
Düşünme ve haberleşme özgürlüğümü yüzlerce kere elimden aldılar...
Çünkü AKP'li katilleri deşifre etmiştim...
AKP'li kaçakçıları, AKP'li uyuşturucu tacirlerini deşifre etmiştim...
Tayyip yönetimli yargı, bana yapmadığını bırakmadı:
34 gece nezarethane...
64 gün cezaevi...
İftiralarla süslü 60 dava...
14 sene hapis cezası...
Deli raporu...
120 gün tımarhane...
24 internet siteme kilit...
Nüfus kağıdımı da elimden aldılar...
... ve rüşvet yiyerek cinayetleri örtbas eden savcılar hala beni polise aratıyor.
Susturmak, haberleşme, düşünme özgürlüğümü elimden almak için...
Ananı, bacını, savcını, yargıcını, adaletini skm Tayyip...

Kenan Akkuş (esrehber)



BEN NE YAPMAK İSTİYORUM?  SİZ NE ANLIYORSUNUZ?

Sevgili Facebook arkadaşlarım,
Bazı şahısların isimlerini deşifre edip onlara küfürler yağdırdığım için birkaç arkadaş rahatsız olmuş, bana özelden tepki veriyorlar.
Onlara diyorum ki: Benim paylaşımlarımı okumak zorunda değilsiniz kardeşim.
Küfürler yağdırdığım yazılarımın paylaşılmasını da istemiyorum. Zaten küfürlerime muhatap olan şerefsizler bu yazılarımı bekliyorlar ve zevkle okuyorlar.
.
Yapmak istediklerimi hala anlayamayan arkadaşlara bir daha açıklama yapayım:
Ülkemizde AKP iktidar olduğu için, suçlu AKP’li şahıslara yargı yolu tamamen kapatılmış durumda.
Bunu bizzat yaşayan ve çok kere şahit olan biriyim.

Katil AKP’liler adaletten tamamen muaf edildikleri gibi, işledikleri cinayetler örtbas ediliyor ve cinayetlere kaza süsü veriliyor.
Bu cinayetleri özellikle kapatanlar devletin maaşlı savcıları ve hakimleri…
Ben cinayetlerin üstünü ısrarla açtıkça, savcı ve hakim sıfatlı şerefsizler cinayetleri kapatıyorlar. Dahası beni cezalandırıyorlar.
Oysa yaptığım Türk Adaleti’ne yardımcı olmak.

Gördüğünüz üzere Tayyip sayesinde yargı tamamen tersine döndü: Cinayeti ben örtbas etmeliydim, devletin maaşlı savcıları ve hakimleri cinayetleri ortaya çıkarmalıydı ve yargılamalıydı.

Bir vatandaş olarak bu durum bana acı veriyor.
.
Hakimlerin ve savcıların bana yaptıkları işkence umurumda bile değil. Ben her çileyi çektim. Çekmeye de devam edeceğim.

Tek çekemediğim konu: Haksızlık…
Onuruma dokunuyor. Küfrediyorum…
Muhatap olduğum orospu çocuklarının suratları iyice köseleşmiş olmalı ki, bir hakim, bir savcı olarak işledikleri suçu görmüyorlar, ana avrat küfürlerimi görüyorlar.

Onlara diyorum ki: Allah mısınız ulan şerefsizler?  Kepaze olmak hoşunuza mı gidiyor?
Bir canım var onu mu alacaksınız Tayyip’in köpekleri?
Hadi alın da göreyim…
Alayınızın anasını sikeyim…

Eskişehir Adliyesi’nde görev yapan çok sayıda rüşvetçi isimleri bir daha sıralıyorum:

AKP’LİLERİN CİNAYETLERİNİ ÖRTBAS EDEN HAKİMLER ve SAVCILAR:

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaburun, 
Başsavcı Vekili Coşkun Mutluer, 
Eskişehir Ağır Ceza Hakimi Rasim Manav, 
Eskişehir Asliye Ceza Hakimi Berrin Kanagöl Yeşilyurt 
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Celalettin Karanfil, 
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Hasan Gönen, 
Eskişehir Sulh Hukuk Hakimi Nevin Bal, 
Eskişehir Asliye Ceza Hakimi Hakkı Aydoğan
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Cemal Gürsel Sarıca, 
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Metin Kurt, 
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Erdal Yatmış, 
Eskişehir İcra Hakimi Derman Çönk, 
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Murat Karahisar, 
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Nadir Serbest, 
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Erol Özdemir, 
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Salih Gündeş, 
Eskişehir Asliye Hukuk Hakimi Ali Selman Erkuş 
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Çetingül…
Eskişehir Savcısı Galip Karayazı

Şu garip hale bakınız ki, devletin sorumlu makamlarından bir tanesi bana demiyor ki:
“Kardeşim sen bu şahısları suçluyorsun, hangi cinayeti örtbas ettiler, hangi soygunu örtbas ettiler, hangi uyuşturucu ticaretini örtbas ettiler, hangi sit alanlarını talan ettiler, hangi kaçak villaları inşa ettiler? Hadi ispat et?

Her birine tek tek ihbar ettiğim halde gık’ları çıkmayan bu makamlar kimler?
Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Adalet Bakanlığı, Genel Kurmay Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Eskişehir Valiliği, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü, Eskişehir Başsavcılığı…

Yargıtay dışında beni dinleyen olmadı. Onlar da dilekçelerimi Adalet Bakanlığı’na havale ederek araştırılmasını talep etti. Adalet Bakanlığı da Yargıtay’ın havale ettiği tüm dilekçelerimi yırtıp attı.

Görüldüğü üzere AKP’lilerin yasadışı işleri örtbas ediliyor, bunu bilen AKP’liler daha çok yasadışı iş yapıyorlar.

Eğer devletin ilgili makamları bu yasadışı işleri görmezden gelip beni cezalandırıyorsa, ben de devletin bu makamlarına küfretmeyi, maşa olarak kullandıkları makamları cümle aleme kepaze etmeyi bir görev bilirim.

Eğer ben bu ülkenin bir vatandaşıysam ve yasalara uyup suç işlemiyorsam…
Suç işlemediğim halde nezarethanelerde, cezaevlerinde, tımarhanelerde cezalandırılıyorsam…
Elimden nüfus kağıdım bile alınıp tüm Anayasal haklarımın anası sikiliyorsa…
Ben de kendimde hak görüp bu ilgili makamların anasını sikerim…
Bu kadar basit arkadaşlar…

Beni anlamayan, küfürlerimi görmek istemeyen, tepki veren arkadaşlar lütfen beni listesinden çıkarsın…

Saygılar…

Kenan Akkuş (esrehber)