1 Eylül 2013 Pazar

BÜYÜKERŞEN 2004 SEÇİMLERİNDE 16 BİN OY ÇALDI




BÜYÜKERŞEN 2004 SEÇİMLERİNDE 16 BİN OY ÇALDI

        28 Mart 2004 belediye seçimlerinde, Doğru Yol Partisi adına “sandık görevlisi” olarak  Eskişehir Odunpazarı’nda görev yaptım. Ancak şunu başta belirteyim, hangi iktidar başta ise ya da hangi belediye başkanı şehire hakim ise, bu iktidarın ya da başkanın şaibeli işleri muhakkak vardır. “YOK” diyen sadece kendini kandırır. Eskişehir’de belediye seçimlerinde yine şaibeler yaşandı ve bunu Eskişehir halkının bir çokları  bilmedi. Bu şaibeleri ve Rüşvetçi Büyükerşen’in seçimlerdeki icraatlarını hatırlayalım ve sunalım:

         Gece iki sularında,  televizyondan verilen oran ve rakamlara göre sandıklardan gelen oyların birleştirilmesi işleminin yüzde 86’sı tamamlanmıştı. AKP adayı, 7 bin 200 oy farkla Büyükerşen’in önünde gidiyordu. Yani oyların  yüzde 86’lık bir kısmının sayılması sebebiyle  Büyükerşen’e “kaybetti” gözüyle bakıyorduk. İşte o anda elektrikler kesiliverdi, ardından da bilgisayar çöktü…

             Hiçbir gece kesilmeyen elektrik, seçim gecesi kesiliverdi. Elektrik kesintisinden “çöken” bir bilgisayar görmedim.  Kısacası işin içine “çiş” girdi ve kaybedeceğini anlayan Büyükerşen, önceden hazırlanmış B planını süratle uyguladı. Birleştirilme işleminin yapıldığı salona hiç kimse alınmadı ve içerideki görevliler Büyükerşen adına “hırsızlık yaparak” Büyükerşen’i öne geçirdiler. 7 bin 200 farkı kapattığı gibi, AKP’li Faruk Karaçay’a dokuz bin Oy fark atmıştı.  Bu durum, kalan yüzde 14’lük sayılmayan bölümün matematik hesabıyla 16 bin oyun tamamının DSP’li Büyükerşen’e çıkması mümkün olamazdı. Çünkü bu sayılmayan yüzde 14’lük oyları kapsayan sandıklar Odunpazarı  semtini kapsayan mahallere aitti ve Odunpazarı  sakinleri Büyükerşen’i kesinlikle sevmez ve OY’unu da vermez.  Kaybeden AKP adayı olduğu için sesimi çıkarmadım. Ve şimdi çıkarıyorum:

          2004 senesinin seçim gecesinde yaşanan olaylarda ve Büyükerşen’in kazanmasında rol oynayan  şahıs bir Hakim’dir… Adalet mekanizmasında Türk halkına “adalet” dağıtan bir hakim. İsmi: Mustafa Kemal Tüfenk… Salon içinde bu yamuk işlere “yardım” eden de yine bir salon görevlisi: Taceddin Aktaş… Bu hizmetinden sonra Taceddin Aktaş, Büyükerşen’in “özel kalem” i oldu. Adaletimin Sayın Hakimi’ne de “kıyak”  geçildi ve kızı  Sıla Tüfenk’e, seçim sonrası Belediye içinde bir kadro açıldı. Komplolarla ve hırsızlıkla geçen bir seçim.

         Fakat şimdi durum değişti… 2004 senesinde Hakimler ve Savcılar “özerk” idiler, şimdi Adalet Bakanlığı’nın himayesinde ve emirlerinde… Bu seçimlerde Büyükerşen aynı hilelere başvursun da göreyim… Dizginler Tayyib’in elinde olduğundan, şaibe ve hile işlerini Büyükerşen bekleyebilir… İtiraz etme hakkı da tanınmayacak… Tayyib’e kim itiraz edebilir ki? Görürsünüz…

         CHP 2004 belediye seçimlerinde “kasıtlı olarak” seçime katılmadı. “Zamanında başvuru yapamadıkları” gerekçesiyle… 

             Danışıklı döğüş sadece Tayyib’e özgü değil ki… 

             Atatürk ilkelerini kendine “ilke” seçmiş bir partinin ahlaksız işlere bulaşması kadar vahim ne olabilir?  

          Utanç duyması gereken bu insanlar, Eskişehir yerel seçimlerinde yine Rüşvetçi Büyükerşen’e destek olma yarışında… Tüm sol partiler… 

              Rüşvetçi ve hırsız ve hatta komplocu kişiliğine bayılıyor olmalılar ki… 

            Ya da kendi partilerinin içinde Eskişehir halkına hizmet edecek namuslu ve şerefli bir adam bulamıyorlar ki Rüşvetçi Büyükerşen’e sarılıyorlar… 

             Buyurun devam edin, hepinizin Allah belasını versin… 

               Ecevit gibi dürüst bir liderin partisinde şimdi Rüşvetler, hırsızlıklar, komplolar… Hainlikler…  

             Yapan  tek bir şahıs: Yılmaz Büyükerşen… 

            Tüm bu pislikleri bilindiği halde DSP hala bu hırsızı “aday” gösteriyor… Yazıklar olsun…  

               Yukarıda anlatılan konu ve olaylar tamamen gerçektir. Ortada şaibeden öte “komplo” vardır. Koployu hazırlayan da Büyükerşen ve devletimin bir Hakimi’dir.  05/11/2008   

Kenan Akkuş (esrehber)

Bu yazı Büyükerşen, CHP'ye iltica etmeden önce yazılmıştır.

http://vaken.freetzi.com/146.htm



1 Eylül 20013

Ben AKP'li değilim. Tayyip'in de kanserli götüne koyayım... Fakat Büyükerşenle ilgili anlattıklarım doğru... Hem de belgeli... İnanmayan sorsun Büyükerşen'e ya da pis sümüklü avukatı Cemal Okan Yüksel'e... Seçim yaklaşıyor... AKP'lilerle birlikte Büyükerşen'i de rezil kepaze edeceğim... Bu ülkeye namuslu şerefli onurlu düzgün insanların başkan olma zamanı geldi. Hangi partiden olursa olsun... Yeter ki Büyükerşen gibi orospu çocuğu olmasın...

Türkiye'nin en büyük borç batağındaki belediyesi Eskişehir Büyükşehir Belediyesi... Alınan borç paraların nereler harcandığını bile gösteremiyorlar... Borç trilyon dolara ulaşmış durumda... Ortaya çıkmasın diye hala Başkanlığa aday oluyor... Anlaşılan makamında ölecek... Rezil kepaze olacağı günleri aklı sıra görmeyecek... Fakat bu defa işi yaş... Sayıştay'dan ısrarla müfettiş talep ediyorum. Büyükşehir'in son 10 senelik defterlerini karıştırmak için... Seçimden önce becereceğime de inanıyorum. Bekleyelim...


Yazdıklarımı okumayanlara: Ben AKP'li değilim. Tayyip'in de amına koyayım. Tayyip hırsız diye Büyükerşen'in de mi hırsız olması gerekiyor? İftira attığımı söyleyenler bir zahmet Büyükerşen'e sorsun. Büyükerşen Eskişehir'in anasını sikti... Farkında değilsiniz... Eskişehir'in 2600 yıllık antik şehrini yok etti... Türkiye'de ve hatta dünyada bir ilk... Gözünüzü açın da Eskişehir'deki yasadışı işleri görün artık. Ceplerini dolduranlar Büyükerşen, Sarar ve Ilgazlar... Eskişehir kaybetti... Eskişehir halkı doğruları anlattığım için bana küfrediyor. Büyükerşen'i savunanlar Eskişehir adliyesindeki dönen dolapları da bilmiyor. Hepsini anlatacağım. Belgeleriyle... Sabrediniz...

Semih Basda'ya: Başkan'a cevap hakkı doğdu diyorsun. Büyükerşen beni defalarca mahkemeye verdi. Sor bakalım kaç mahkemeyi kazandı. Eskişehir savcılarına ve hakimlerine rüşvetler yağdırdı... Yine de benimle baş edemedi. Rüşvet verdiği hakimler: 1. Sulh Ceza Hakimi Erol Özdemir, 3. Sulh Ceza hakimi Murat Karahisar, 4. Sulh Ceza Hakimi Nadir Serbest, Savcı Hasan Gönen, Savcı Cemal Gürsel Sarıca, Savcı Salih Gündeş... Daha bir çok isim verebilirim... Mahkemelere Büyükerşen gelmediği gibi, sümüklü avukatı Cemal Okan Yüksel'i de göndermedi... İkisinin de anasını sikeyim... Davalar şimdi kayboldu... Uyap denen sistemden silinmiş... Diyorum ya Büyükerşen, Türkiye'nin bir numaralı rüşvetçisidir ve hırsızıdır... Orospu çocuğu...


Eskişehir Başsavcısıyla hangi pislik rüşvet işleri içinde olduğunu da biliyorum. Adliye kapısındaki Atatürk büstünü neden yaptı da hediye ettiğini sanıyorsunuz? Atatürk eğer Büyükerşen'i tanısaydı, dilini koparırı götüne sokardı şerefsiz piçin... Atatürkçü geçiniyor. Anasını siktiğim orospu çocuğu...



Semih Basta, takip ettiğin için sağol... Fakat ben 10 sene önce yemin ettim. Her ne olursa olsun, başıma ne gelirse gelsin, belgelediğim doğrulardan asla şaşmayacağım. Büyükerşen'i ben de severdim. Fakat Ilgazlarla olan yasadışı işlerine şahit olduktan sonra bunları kapatmamı isteyen kim olursa olsunbeni defterinden silsin. Çünkü kaybeden benim şehrim, Eskişehir'im... Buna asla müsade eetmeyeceğim. 10 senedir tek başıma karşılarına dikilip mücadele ettiğim gibi... Eğer bu pislik işleri örtbas etseydim, şimdi bu ülkenin en zenginlerinden biri olurdum. Susmam karşılığında önüme koyulan paraları kim biliyor? Hiç kimse... Sorun bakalım bana iftiralar atarak cezaevlerine gezdiren orospu çocuğu savcılara... Yukarıda isimlerini sıraladım... Benim hiç bir banka hesabım var mı? Benim altımda arabam var mı? Evim var mı? Arsam, bahçem? Hiç bir zaman paranın esiri olmadım. Aileme ve çocuklarıma bakmayı de bildim. Arslan gibi 4 evlat yetiştirdim... Pisliklere bulaşmadan... Yaptığım her şey Eskişehir içinde... Esişehirlilerin bana küfretmelerine de alıştım zaten... Umurumda değil. Benim derdim kandırılmış seçmenle değil. Benim derdim götü kanserli şerefsiz Tayyiple ve Eskişehir'in anasını belleyen Büyükerşen itiyle... İkisinin de anasını sikeyim...

Yerel basınmış... Sakarya gazetesi Büyükerşen'in işbirlikçisi... Beni ve mücadelemi en iyi bilen Sakarya gazetesi, Büyükerşen'in avukatı Cemal Okan Yüksel'le bir olup bana iftira atıyorlar ve bunu birinci sayfada yayınlıyorlar. Anasını siktiğim orospu çocukları. Yazı işleri Müdürü Hakkı Sağlam ve Büyükerşen'in avukatı... Başsayfada benim fotoğrafım ve altında kocaman başlık: "Ilgazlar'ı soyan hırsız Kenan, Eskişehir Başsavcısını tehdit etti..." Anasını siktiğim Hakkı'sı... Her şeyi biliyor, Büyükerşen'i ve Ilgazlar'ı korumak adına bana iftira atıyordu... Bu mı yerel basın? Götüne koyduğum İbneleri... Gazeteye giderek Hakkı Sağlam'a ağzıma geleni söyledim. Kanını siktiğim piçi... Üstün Ünügür'e mektup yazdım: Sizin basın ahlakınız ve haber namusunuz bu mu? Şerefsiz köpekler? Yiyin Büyükerşen'in bokunu... Afiyet olsun... Bunun hesabını soracağım günler, gırtlağınıza basacağım günler gelecek... Orospu çocukları...

Büyükerşen'in affedilecek bir tarafı kalmadı ve ben de onun anasını sikeceğim... Seçim yaklaşıyor...