28 Temmuz 2013 Pazar

ESKİŞEHİR 1. SULH CEZA MAHKEMESİ HAKİMİ EROL ÖZDEMİR: YARGILANDIĞIM DAVALAR NEDEN YOK EDİLİYOR?


YARGILANDIĞIM DAVALAR NEDEN YOK EDİLİYOR?

ESKİŞEHİR 1. SULH CEZA MAHKEMESİ HAKİMİ EROL ÖZDEMİR…

Anlattıklarımı tutanağa yazdırmayan bir hakim…
Yazılı savunma dilekçemi, Büyükerşen’in avukatının talebi üzerine reddeden bir hakim…
Oysa yazılı savunma yapmak Anayasal hakkım…
Sözlü savunmalarımın tutanağa geçirilmesini talep etmek Anayasal hakkım…
Dahası, sabıkam olmadığı halde beni sabıkalı gösteriyor ve tutanaklara "sabıkalı" yazdırıyor.
Diğer mahkemelerden alınmış çok sayıda iddianameyle dosyamı şişiriyor.
Benimle alakası olmayan belgeleri bile dosyama koyuyor.
Amacı, Büyükerşen'in ve avukatı Cemal Okan Yüksel'in isteği üzerine beni suç makinası gibi göstermek.

Büyükerşen’in her türlü pisliğini anlattığım yazılı savunma dilekçem neden reddedildi?
Rüşvet işleri…. Hırsızlıkları… Yağmaları…

Bilirkişi raporuna rağmen beni suçlu ilan eden Erol Özdemir hapis cezası yağdırdı…
Yargıtay'a temyiz dilekçesi yazınca bu dava kayboldu…
UYAP yargı sisteminden silindi…
Dosya No: 2007/226

Yılmaz Büyükerşen’den rüşvet yediğini iddia ettiğim hakim Erol Özdemir, hala beni yargılama derdinde…

Hakimi red dilekçesi sunuyorum, “Benden iyi hakim mi bulacaksın?” diyerek dilekçemi geri veriyor.

Oysa bu yaptığı suç…
Dilekçemi alıp tutanağa yazdırmak zorunda.
Reddedilir ya da kabul edilir…
Fakat bu hakim kendini çok adaletli bularak aklı sıra şüpheli şahısa “cici” görünüyor.
Sıradan bir vatandaş olmama rağmen bu davranışı bir hakime yakıştıramıyorum.


UYAP’tan silinen diğer dava 2008/627
Başbakan Tayyip’e “nah” demişim.
Ilgaz mafyasından rüşvet yiyerek bana çok sayıda iftira atan Savcı Hasan Gönen, Tayyip’e yalakalık yapıyor ve bana dava açıyor.
Tayyip’in ve avukatlarının haberi yok.
Erol Özdemir de bana hapis cezası veriyor…
Sonra da “12 Ay süre ile içki içilen eğlence mekanlarına gitmekten yasaklanmaya çevrilmesine” diye karar veriyor.
Karara rağmen Yargıtay’a itiraz dilekçesi yazıyorum ve Hasan Gönen isimli rüşvetçi savcıyı şikayet ediyorum.
Şerefsiz savcı fırsatını bulsa beni bir kaşık suda boğacak...

Dava kayboluyor… UYAP’tan siliniyor…

Gel de böyle “cici” bir hakim karşısında hesap ver…
Erol Özdemir dürüst bir hakim değil…
Masa tenisi şampiyonu olmak dürüstlüğü gerektirmiyor.
Fakat hakim olmak, tarafsız olmak, rüşvet yememek ahlakı gerektiriyor.
Bu da Erol Özdemir’de yok…
Bu sebeple mahkemeye gitmeyeceğim…
Polis yakalayıp götürse de savunma yapmayacağım…
Fakat her fırsatta bu hakimi rezil kepaze edeceğim…
Ya görevsizlik kararı verir, davalarıma başka hakim bakar…
Ya da rezil olur…
Paşa gönlü bilir… 29 Temmuz 2013

Kenan Akkuş (esrehber)

AŞAGIDAKİ DİLEKÇEYİ OKUYUNUZ:

ESKİŞEHİR 1. SULH CEZA MAHKEMESİ’NE,

Dosya No: 2007/226

YAZILI SAVUNMA DİLEKÇEMDİR

Sayın Hakim,

KONU 1). Bu dava bir buçuk senedir devam etmesine rağmen, Mahkemenizde hangi iddialarla yargılandığımı hala anlamış değilim. İddianamede, “Eşşek kafalı Büyükerşen” cümlesi dışında şahsıma yöneltilebilecek bir suçlama göremedim. Bilirkişi raporunu Mahkemenizden ısrarla talep eden benim. Çünkü doğru olanın ortaya çıkarılmasını istedim. Bilirkişi hiçbir surette hiçbir bilgiye ulaşamamıştır. Böyle bilirkişi olmaz. Bilirkişi, bilen kişidir ve sonuca ulaşma zorunluluğu vardır. Mahkemeniz doğru dürüst bilirkişi bulup konuyu inceletmek zorundadır. Oysa ben, söz konusu internet sitesini kimlerin yaptığını tespit ettim, fakat ispat edemiyorum. İspat edemeyince de suç duyurusunda bulunamıyorum. Suç duyurusunda bulunabilmem için elimde delillerim olması gerekir. Delil olmadan hiçbir şahısı suçlayamam.

KONU 2). “Sürüncemede kalmaması” adına 30 ay hapis cezası verip bitirdiğiniz diğer davada Mahkemenize yazılı savunma dilekçesi vermiştim ve siz Sayın Hakim de, Büyükerşen’in avukatının isteği üzerine reddetmiştiniz. Oysa yazılı ya da sözlü savunma yapmak Anayasal hakkımdır. Bu dilekçemi reddetmenizden sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundum. Mahkemenize sunduğum bu yazılı savunma dilekçemin kabulunü ve işlem yapılmasını talep ederim. Yazılı savunma yapmak Anayasal hakkımdır.

KONU 3). Beş senedir Yılmaz Büyükerşen’i rüşvet yemekle, hırsızlık yapmakla, yakınlarına çıkar sağlamakla, sahtecilik yapmakla suçlamaktayım ve konularla ilgili çok sayıda yazılarım yayınlanmıştır. Bu yazılardan Büyükerşen’in ve avukatının haberi vardır. Oysa Yılmaz Büyükerşen bu iddialarımla ilgili şahsıma dava açmamakta, iftira ettiğimi söyleyememektedir. Yargılanması gerektiği taleplerim, İçişleri Bakanlığı tarafından reddedilmektedir. Mahkemeniz eğer ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tarafsız bir mahkemesi ise, iddialarımla ilgili Sayıştay’a suç duyurusunda bulunması gerekmektedir. Sayıştay müfettişlerine vereceğim bilgi ve belgelerle Yılmaz Büyükerşen’in suçlu olup olmadığı da ortaya çıkar. Sayıştay’a suç duyurusunda bulunulması ve inceleme başlatılması talebimi ısrarla mahkemenize sunuyorum ve gereğinin yapılmasını talep ediyorum.

KONU 4). İzniniz üzere dosyamı incelemem sonrasında, dosyamın kasıtlı olarak şişirildiğine, lüzumsuz belge ve dökümanlarla şahsımın suçlu gösterilmeye çalışıldığına şahit oldum. İkinci Sulh Ceza Mahkemesi’nin “yakalama emri”nin ne işi vardır, Mahkemenizdeki dosyamda? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın üç sene önce şahsıma açtığı ve kapatıldığı soruşturma dökümanlarının ne işi vardır? Eskişehir Mahkemelerinde yargılandığım tüm davaların iddianameleri mevcut, fakat hiçbir savunmama yer verilmemiş. Dosyamı şişirmekle Mahkemeniz ve siz Sayın Hakim ne yapmak istemişsiniz, soru sorma konumunda olmasam da merak ettim. Dosyamda: Birinci Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın Cumhuriyet Başsavcılığı’na hitaben yazdığı iki dilekçeye şahit oldum. Cezaevinde bulunan Aktaş soyadlı bir şahıs hakkında yazışmaları içeriyor. Sadece bu iki belgenin yanlışlıkla dosyama konduğuna inandım. Fakat diğer lüzumsuz belgelerin kasıtlı olarak doldurulduğunu ve şahsımı “suç makinası” gibi gösterme gayretleri olduğu ortadadır.

KONU 5). Savcıların yahoo.com’dan aldığını iddia ettikleri ve şahsımı suçlamak adına Mahkemenize sundukları dökümanlarla ilgili anlatacaklarım çoktur. Fakat bunu Mahkemenize değil, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na ileteceğim. Mahkemeniz bilmelidir ki: Yahoo.com’la hiçbir ilişkim olmadı. Bu site bilgi alış veriş sitesidir ve genellikle Ergenekoncu adı verilen kimseler haberleşmek için kullanır. Bunu bildiğim için hiçbir zaman yahoo.com’la hiçbir bilgi paylaşmadım. Dökümanları dosyamda bulunan ve yahoo.com’dan alındığı iddia edilen yazı şahsıma aittir ve kapatılan internet sitelerimde yayımladım. Bir mafyanın yasadışı işleri ve bu mafya ile suç birliği yapan savcıları anlatmaktadır. Üstelik bu anlattıklarımın doğru olduğunu taahhüt ederek şahsımdan ifade alınması gerektiğini ısrarla talep ettim. Devletimize karşı yapılan yasadışı işler hakkında ve suç birliği yapan savcılar hakkında şahsımdan hiçbir surette ifade talep edilmemiştir. Dosyamda bulunan bu yazıda bazı cümlelerin altı mavi kalemle çizilmiştir. Bu cümleler savcılarla ilgilidir ve şahsımı suçlamak adına altı çizilmiştir. Oysa bu yazıda cinayetlerden, yağmalanan tarihi eserlerden, kaçak yapılan villalardan, hortumlanan bankadan, memurlara dağıtılan rüşvetlerden, hırsızlıklardan da söz edilmektedir fakat nedense altı çizilmediği gibi savcılar da, siz Sayın Hakim de bu yasadışı işleri görmek istemiyorsunuz. Soru sorma konumunda olmadığım için soramıyorum: NEDEN?

Sayın Hakim,

Sözlü ve yazılı olarak Mahkemenize sunduğum Anayasal savunma haklarımı hiçbir zaman kale almadınız. Mahkemenize çok sayıda bilgiler verdim, tutanaklarda yer vermediniz. Yazılı savunma dilekçesi sundum, avukatın talebiyle reddettiniz. Dahası, sabıkalı olmadığım halde tutanaklara “sabıkalı” yazdırdınız. Daha sonra “sabıkasız” yazdırmaya başladınız. Hatırlarsanız bir sene önce Mahkemenize “reddi hakim” dilekçesi sunmuştum ve siz de “Benden iyi Hakim mi bulacaksın?” diyerek şahsımı ikna etmiştiniz ve dilekçemi iade etmiştiniz. Sonra da, bir başka Mahkemelerden size gönderilen iki adet yazılı savunma dilekçemle ilgi “iftiralarla” yargıladınız ve 50 ay hapis cezasına hükmettiniz. Hakimler Anayasal haklarımı gasp ettiler, siz Sayın Hakim de bunlara göz yumdunuz ve ısrarla yargılamaya devam ettiniz. Bu davalar Yargıtay’da… Susturlulmak adına 30 gün cezaevine atıldım ve buradan Mahkemenize üç adet dilekçe gönderdim, dosyamın incelenmesini talep ettim. Mahkemeniz üç defa cevap göndererek bu isteğimi reddetti. Büyükerşen’le ilgili iddialarımı araştırmadınız bile. Büyükerşen’in Mahkemeniz tarafından korunması mı gerekiyordu? NEDEN? Oysa suçlu olan Yılmaz Büyükerşen’dir.

Yılmaz Büyükerşen’in konu edildiği bir belge gösteriyorum fakat Mahkemenize teslim etmiyorum. Bu belgeyi bizzat Sayıştay’a göndereceğim.

Reddi hakim talebinde bulunmuyorum. Suçlu olmadığım için beraatimi de talep etmiyorum.

Mahkemenize saygılarımı sunuyorum. 23/06/2009
Kenan AKKUŞ

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=435571639883020&set=a.119966268110227.21113.100002905645532&type=1&theater



"Akıl hastasıdır" diyerek beni kısıtlatan, ellerimi kollarımı bağlatan da Hakim Erol Özdemir çıktı. Madem ki ben deliyim, neden hala yargılamaya devam ediyorsun be orospunun dölü?