27 Temmuz 2013 Cumartesi

DEVLETİN SAHTEKARLIĞINI BELGELEDİK




DEVLET, SAHTEKAR HAKİMİN SAHTEKARLIĞINI İŞTE BÖYLE ÖRTBAS ETTİ…

SAHTEKAR HAKİMİN SAHTEKARLIK YAPTIĞI DOSYAYI UYAP’TAN SİLDİ…

Bu iddianamede yine iftiracı rüşvetçi savcı Hasan Gönen'in imzası var. Daha önce de iftiralarla bir ay cezaevinde susturmuştu. Kıçına kına yaksın piç...

İddianamenin en altında bir yazı var: "Şüpheli Şenol Ilgaz hakkında ek takipsizlik kararı verilmiştir."

Yani savcı Hasan Gönen diyor ki:"Şenol Ilgaz parayı bastırmıştır, Vatandaş Kenan'ın mafya babası hakkındaki suçlamalarıyla ilgili "takipsizlik" kararı aldırmıştır."

Neydi o suçlamalarım? Katil, hırsız, dolandırıcı, kara paracı, tarihi eser kaçakçısı, hortumcu, yağmacı, sahtekar, uyuşturucu satıcısı, başkalarının nikahlı karısını parayla kandırıp kendilerine metres eyleyen şerefsiz namussuzlar sürüsü...

Elimden yasadışı işlerin belgesini ısrarla almayan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, işte gördüğünüz gibi şerefsiz ve de namussuz bir mafya babasına "takipsizlik kararı veriyor" ve iddianameye iliştiriliyor.

ŞİMDİ İBRETLİK AÇIKLAMALARA GEÇELİM

OYSA... Bu iddianamede sahtekarlık yapılmıştır.
Bu dava ile ilgili şahsıma hiç bir surette tebligat yapılmadı. (Araştırılması...)
Ilgaz mafyasının avukatı Banu Bazarkaya'yı bürosunda ziyaret ettim, yeni bir dava açıldığını bu şekilde tesadüfen öğrendim.
Avukat hanım söylemeseydi hiç bir surette haberim olmayacaktı.
2. Sulh Ceza Kalemi'ne giderek şahsıma karşı yapılan suçlamaları ve Dava'nın duruşma gününü öğrenmek istedim.
Kalem'deki şahıs ne ile suçlandığımı bilgisayarından okuyarak iletti.
İddianamenin tamamını bilgisayardan okudum fakat kağıt üzerinde şahsıma teslim edilmedi.
Bilgisayardan okuduğum satırların, yukarıdaki iddianameyle hiç bir alakası yoktu. Yani bu davanın ilk celsesine katıldığım zaman iddianame bu değildi.
İsmail Ilgaz'a "Hırsızın oğlu" ve "mafya" dediğim için dava açılmıştı.
Yukarıdaki iddianamede görüleceği üzere bu iddialar yok.
Üstelik yukarıdaki iddianamede belirtilen "Aptal bir hırsız görmek ister misin?", "Hırsızın akıllısı arkasında belge bırakmaz", "Malvarlığınla ilgili araştırmam bitmek üzere, görüşürüz" kısımlar da ilk iddianamede yoktur.
Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesi sahtekarlık yapmış ve iddianameyi değiştirmiştir. Bu bir suçtur.
İlk iddianamede "Aptal bir hırsız görmek ister misin?", "Hırsızın akıllısı arkasında belge bırakmaz", "Malvarlığınla ilgili araştırmam bitmek üzere, görüşürüz" cümleleri bulunmadığından, vermiş olduğum savunma dilekçemde konuyla ilgili ifadelere yer vermedim.
Savcı Hasan Gönen'le işbirliği yapıp adaleti yanıltmaya çalışan Berrin Kanagöl Yeşilyurt'u, yaptığı bu sahtekarlıktan dolayı kınıyorum...
Birinci duruşma tutanaklarının ve mahkemeye teslim ettiğim yazılı savunma dilekçemin incelenmesi gerekmektedir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuyorum.

MAHKEMEYE SUNDUĞUM YAZILI SAVUNMA DİLEKÇEM

Sayın Hakim,

Öncelikle Yüce Mahkemenize saygılarımı sunuyorum.

Böyle bir mahkemenin varlığını tesadüfen öğrendim. Her zaman olduğu gibi Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, bu davanın hangi mahkemede görüleceği ve hangi tarihte yapılacağını bildirir her hangi bir tebligatı, kayıtlı olarak oturduğum ve bildikleri adresime kasıtlı olarak göndermemiştir. Çünkü Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaburun, şahsımı şikayet eden İsmail Ilgaz isimli mafya babasıyla suç ilişkisi içindedir. Şahsıma ceza aldırabilmek için dört senedir işbirliği yapmaktalar.

Bunu belgelerle isbatlayacağım.

Doğruluğunu taahhüt ederek aşağıda sunduğum konu ve olayların ciddiyeti sebebiyle aslında bu dava bir “hakaret davası” olmadığı gibi, sadece Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin davasıdır. AKPARTİ kurucu üyesi Ilgaz mafyası tarafından devletin ne şekilde yağmalatıldığının davasıdır. Ilgaz AŞ isimli mafya tarafından Eskişehir Subay Orduevi binasına ciddi şekilde zarar verilmesinin davasıdır. Ilgaz mafyası tarafından Osmangazi Üniversitesi’nin ne şekilde yağmalanması davasıdır. Eski Sümerbank Basma Fabrikası yanındaki Cevdetbey Çiftliği sınırları içinde yer alan birinci derecede korunması gereken sit alanının Ilgaz mafyası tarafından yağmalanması ve DSP'li bir Belediye Başkanınca yağmalatılması davasıdır. Ilgaz mafyasınca 2600 yıllık tarihi eserlerin nasıl yurtdışına kaçırılmasının davasıdır. Yine bu adreste birinci derece sit alanı içindeki “tarım alanında” yapılan ve ilgili makamlara ısrarla bildirdiğim pafta-ada-parsel numaralarını açıkladığım kaçak 30 lüks villalara nasıl izin verildiğinin ve olmayan binalara nasıl “tadilat ruhsatı” verildiğinin davasıdır. Devletin bankası olan Emlakbank’ın Ilgaz mafyasınca hortumlanması davasıdır.

Antikacılık belgesi olmadığı halde yurtdışına kaçırılan, yasadışı yollarla tarihi eserleri pazarlamanın ve bunlardan elde etiği “karapara”yı Eskişehir’deki iki döviz bürosunda aklamanın davasıdır. Bu mafyanın, mevki makam sahibi memurlara sundukları rüşvetler zinciri davasıdır. Bolca sıfırlarla şişirilmiş faturlarla devletin nasıl soyulduğunun ve bu ganimetlerin devletin makamlarını işgal eden kravatlı soyguncularla nasıl bölüşüldüğünün davasıdır. Her türden hırsızlığın yer aldığı, sahteciliğin, tokatçılığın davasıdır. Ayrıca bu davaların içinde iki adet cinayet vardır. “Hakaret” olarak mahkemenize sunulan bu dava, aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve vatandaşına yönelik hakaretleri içermektedir. Şahsımı yıldırmak ve susturmak için denemedikleri yol bırakmayan AKPARTİ kurucu üyesi bir mafya ve bu mafyanın emirlerinden dört senedir çıkamayan, devlete değil, mafyaya hizmet eden iki savcı işte bu davanın gerçek suçlularıdır. Belgelerle isbata hazır olduğum tüm yasa dışı işlerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ilgilendirmesi gerektirdiği sebebiyle Yüce Mahkemenizden bu davanın, Ilgaz Mafyası tarafından 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde şahsıma karşı açılmış oldukları soruşturma No : 2007/17168 Esas No : 2007/6572 İddianame No : 2007/2959 "internet yoluyla hakaret" davası ile birleştirilmesini talep ediyorum. Dört senedir Asliye Ceza Mahkemelerinde ve Sulh Ceza Mahkemelerinde bu deliller kaale alınmadı ve sürekli karartıldı. Bu deliller önünde Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmak istiyorum. Sunacağım delillerin Ağır Ceza Mahkemesinde karartılacağını sanmıyorum.

Cep telefonundan mesaj yoluyla İsmail Ilgaz'a "Mafya" ve "hırsızın oğlu" sözlerim tamamen doğrudur ve bu konuyla ilgili Mersin ili Erdemli İlçesi Cumhuriyet Başsavcılığına ifade verdiğim gibi, dört senedir ilgili makamlara bu şahıslar için "mafya" dedim ve "hırsızlıkla" suçladım. Şahsım İsmail Ilgaz isimli bu mafya babasına hakaret etmemiştir, gerçekleri söylemiştir. Ilgaz AŞ bir suç şirketidir, beş kişilik ortakların hepsi belgeli birer hırsızdır.

Şikayet ve suç duyurularıma ısrarla devam etmem sonrasında, ilgili makamlar şahsımdan, yapılan yasadışı işlerle ilgili ifadeler almak yerine asli görevlerini unutmuşlar, şahsımı sürekli suçlu sandalyelerine oturtmuşlar, kimi zaman şahsıma iftira atarak cezaevine göndermişler, kimi zaman nezarethanelerde sabahlatmışlar, kimi zaman “deli raporu” almak için Adli Tıp’a göndermeye çalışmışlar, kimi zaman da şahsıma kaçak muamelesi yaparak toplum içinde şahsımı aşağılamışlardır. Oysa amacım bu yanlış işlerin önünü kesmek, devletimi soyanları, cinayet işleyenleri, her türlü sahtecilik ve dolandırıcılığı meslek haline getirmiş bu mafyayı adalete teslim etmekti. Fakat böyle olmadı. Devletimin çıkarlarını koruması gereken, devletimin ilgili makamlarını işgal eden bu şahıslar, devlete hainlik ediyor ve şahsımı kaale almıyor, her tarafından pislik akan AKPARTİ kurucu üyesi bir mafyanın sözünden çıkamıyor, mafyanın emirleri doğrultusunda şahsım “şüpheli şahıs” ilan edilip mahkemelerde süründürülüyordu.

Elimde belgelerle kapısını çaldığım devletimin makamları, kesinlikle belgeleri dahi görmek istemedikleri gibi, hiçbir şekilde hiç bir ihbarım değerlendirilmedi. Dört senedir suç duyurusunda bulunduğum Ilgaz Mafyasıyla, şahsımı öldürmek amacıyla kurdukları iki pusu, öldürmek amacıyla evime yaptıkları iki baskın ve aşağıda ileteceğim küfürler, ölüm tehditleri dışında şahsi bir problemim olmadı. Eğer varsa bunun açıklanmasını istiyorum. Kin ve Nefret kusmam için ne yaptılar şahsıma, bu konuya açıklık getirsinler. Ortada düzinelerce devlete karşı işlenmiş yasa dışı suçlar var ve bunları isbata hazırım. Bu mafya şahsıma “hakaret” davası değil, “iftira” davası açamıyorlarsa, suçlarını zaten peşinen kabullenmişlerdir. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılık Makamı, dört senedir ısrarla örtbas etmeye çalıştığı bu yasa dışı işleri, dedelerinin hatırına mı sümenaltı ediyor, sorulmasını talep ediyorum. Ortada devlete karşı işlenmiş çok sayıda suç var ve bunlar belgeliyse, bu suç duyurularını hangi makama yapmalıyım ve görevini yapmasını beklemeliyim? Başsavcılık dışında bunları ileteceğim bir makam varsa, Başsavcı Gökhan Karaburun bu makamın adını versin de şansımı bir de bu makamlarda deneyeyim. Çünkü devletim hala Ilgaz mafyasına soydurulmaya, Başbakan'ımızın himayesindeki AKPARTİ kurucuları Ilgaz mafyasının beş adet sülük patronu yasadışı işler yapmaya devam ediyor.

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaburun’un isteği üzerine, 2004 senesinin Ocak ayından bu yana telefonlarım Savcılık tarafından dinletilmektedir, şahsımı suçlayacak bir belge aranmaktadır. Mafya babası Şenol Ilgaz’ın 0532 312 36 74 nolu telefondan şahsıma ait 0536 304 75 31 nolu telefonuma, şahsıma savurduğu ölüm tehditleri, söylediği ana-avrat karışık küfürleri, yine bu mafya babasının evime, kendi adamlarınca baskın yaptırdığını itiraf eden konuşmaları ve yine bu mafya babasının, şahsımı yakalayamayınca çocuklarımın peşine düştüğünü, Mersin’de arattığını itiraf eden konuşmaları, yine bu mafya babasının şahsımı Ankara’ya davet ederek anlaşma yoluna gitmeye çalışmasıyla ilgili konuşmaları, yine bu mafya babasının eşimle ilgili çirkin iftiraları Başsavcı tarafından yok edilmiş, mahkemelere yansımamıştır. Bu konuşmalar 2005 senesi içinde yapıldığı için zaman aşımına uğradığını sanmıyorum. Türkcell’den bu konuşma metinlerinin alınmasını ısrarla talep ediyorum.

Yine AKPARTİ kurucu üyesi Ilgaz Mafyasının ortaklarından İsmail Ilgaz’ın 0532 352 36 66 nolu telefonundan şahsıma gönderdiği küfürleri ve ölüm tehditlerini, yazmaya utanç duyarak aynen aktarıyorum: “Çulsuz ibne” , “Sen hamsalaksın götoğlan” , “Aç dinle korkak pezevenk” , “Senin de sonun böyle olacak hamsalak” , “Vilayet meydanında götüne sokarım”, “Sende sike sürülecek akıl yok” , “Kalan aklını da yakında alacaklar”. Bu şahısın gönderdiği küfürler ve ölüm tehditlerini içeren mesajlar ve konuşmalar, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaburun’un ilgisini çekmedi, çünkü dört senedir Ilgaz Mafyasına hizmet etti.

Yukarıda bir kısmını ilettiğim mesajlar Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tesbit edilmiş olup 2006 senesinde şikayetçi oldum ve şikayet dilekçem Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir. Ayrıca 0535 928 26 49 nolu telefonun sahibinden uzun süre ana-avrat küfürler işittiğim gibi, sürekli ölümle tehdit edildim. Bu şahsın “kayınbiraderi” olduğunu ve “belalı biri” olduğunu telefonda İsmail Ilgaz şahsıma söylemiş ve korkmam gerektiğini belirtmiştir. Yine aynı telefon konuşmasında “İstesem seni beş dakikada karşıma dikerim, götünden sikerim, akıllı ol da gel anlaşalım, bu salak işlerden vazgeç” diyerek tehdit etmiştir.

Başsavcılığın yok ettiği bu konuşmaların Türkcell’den alınmasını ısrarla talep ediyorum. Yine Ilgaz mafyası babası Şenol Ilgaz’ın şahsımı ikna için ettiği telefonların, konuşmaların incelenmesi gerekmektedir. Küfürlerin ve tehditlerin sökmediğini anlayınca şahsıma yaptığı tekliflerin incelenmesi… Şahsıma gönderdiği aracıların, özellikle kepçecisi Ali İhsan’ın dinlenmesi gerekmektedir. Bu şahısın aracı olarak getirdiği teklifler ses kasetlerinde mevcuttur. Yine bu mafya babası Şenol Ilgaz’ın şahsımı şantiyeye davet ederek konuşmak istemesi sonrasında pusuya düşürerek şahsıma zorla birçok belgeler imzalatmaya çalışması isbatlı ve şahitlidir. Şahsımı suçlayan ve kendisini aklayan bu belgeleri eğer imzalatmayı becerebilseydi ömür boyu cezaevinden çıkamazdım. Bu suçlardan kurtulabilmek için her yolu denediyse de başarılı olamadı. Şimdi de “hakaret” ettiğimi iddia ederek yine mahkeme huzuruna çıkardılar. Oysa yazdıklarım tamamen doğru olduğu gibi, belgesiz konuşmam ve yazmam.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sorumluluk taşıyan bir vatandaşı olarak, yukarıda ilettiğim konuların ve olaylarının tamamının doğruluğunu taahhüt ediyorum ve Yüce Mahkemenizden bu davanın, yukarıda numarasını ilettiğim dosya ile birleştirilmesini talep ediyorum.

Yüce Mahkemenize saygılarımı sunuyorum. 03/11/2007

ŞİMDİ YUKARIDAKİ SAHTE İDDİANAMEYE GELELİM:

Namussuz hırsız Şenol Ilgaz'ın cep telefonu olan 0532 312 36 74'e mesajlar göndermişim:
Tam dört sene önce... 18.01.2005...
Dört sene sonra akılları başlarına gelmiş, ya da şahsımı suçlayacak bir belge bulamamış, işte dört sene önce çektiğim mesajlarla şahsımı susturmaya çalışıyorlar. Savcı Hasan Gönen yer ama Vatandaş Kenan yemez...
Şerefsiz Şenol Ilgaz'a dört sene önce ne demişim? "Aptal bir hırsız görmek ister misin?" Fakat devamı iddianamede yok: "Aynaya bak..." Şenol Ilgaz neden aptal bir hızsızdır?:
Ülkemizde beton mikserinde asfalt götüren başka şerefsiz bir iş adamı var mı acaba?
Hafriyat ve inşaat işleri yapanlar iyi bilirler ki, beton mikseriyle asfalt taşınmaz.
Şenol Ilgaz'ın olan ve plakaları 34 GZT 89 ve34 GZT 91 olan iki adet IVECO marka BETON MİKSERİ, Eskişehir Organize sanayi Bölge Müdürlüğü TIR PARKI'na 280 ton asfalt götürdü(!) Yani sadece faturada götürdü ve sahtekarlık yapılarak trilyonlarca lira hırsızlandı.
Hırsızlayan kim?
Şerefsiz akbaba Şenol Ilgaz...
"En aptal hırsız" ünvanı Vatandaş Kenan tarafından değil, yine asfalt üretimi yapan bir başka şirketin patronu tarafından verildi. Bant kayıtları mevcuttur, dinletebilirim...

İDDİANAMENİN DEVAMI:

"Hırsızın akıllısı ardında belge bırakmaz..."
Belge şahsımda bulunmakta.
İşte bu aptal hırsız şahsıma "iftira davası" açamıyor ve "Ben hırsızlık yapmadım" diyemiyor.
Savcı Hasan Gönen'i kullanarak işte böyle boktan davalarla Türk Adaleti'ni oyalama yollarına gidiyor.
Aklı sıra çevresine diyor ki: "Kenan denen it soyuna dava açtım, yakında zindanlara gönderilecek..."
Oysa Vatandaş Kenan, Şenol Ilgaz isimli vatan hainini yağlı urganla astırmak için mücadele veriyor.
Subay Orduevi çöksün, ondan sonra kim engel olacak göreceğiz.

"Malvarlığınla ilgili araştırmam bitmek üzere, görüşürüz." Bence avukat Banu Bazarkaya da, savcı Hasan Gönen de kafayı yemiş... Bu iddianın neresinde hakaret var?
Hakaret mi istiyorsunuz? Yukarıda iddia edilen sözlerin de yer aldığı mesajlar beş senedir internet sitemde yayımlanmakta. Telefonla gönderdiğim harbi mesajlar işte:

ILGAZ MAFYASINA MESAJLAR

"Hırsız, HIR'lının kusuruna katlanır..."
"Büyük hırsızları, küçük "vekiller" korur..."
"Bir hırsızın suçlarını ancak bir yüzsüz kapatır..."
"Vekiller aptal olunca hırsıza gün geceden doğar..."
"Hırsızın akıllısı ardında belge bırakmaz..."
"Para parayı, hırsız karayı çeker..."
"Hırsızın nasihatten çok kelepçeye ihtiyacı vardır..."
"Hırsıza sormuşlar: Neden ruhun çürük diye. Hırsız cevap vermiş: Nerem çürük değil ki..."
"Aptal bir hırsız görmek ister misin? Aynaya bak..."
"Her hırsızın bir vekili olmalı. Yoksa kanunsuzluklar nasıl yürür?
"Hırsızın adını söyle, koruyucu uşağının adını söyliyeyim."
"Küçük Vekil'lerin büyük, büyük hırsızların da küçük idealleri vardır: Masumu ezmek gibi...
"Kul hakkı yemeyi marifet sanma, Zekarette dahi Hakk'ın adını anma, Rüvet pişirdiyse insanı çok yazık, Senin de mezarına çakılacak sivri bir kazık..."
"Kula bela gelmez Hak yazmayınca, Hak bela yazmaz kul azmayınca, Hak kulundan intikamını kul ile alır, Hakk'ı bilmeyen bunu kul yaptı sanır..."
"Hırsızı arsız yapan koruyucu şeytanlarıdır..."
"Vekiline fazla güvenme. Keser dönere sap döner, Ankara'dan hesap döner..."
"Şeytanla ortak buğday eken samanını alır..."
"Belgeli hırsız övmeye, uyuz eşek dövmeye kolay. Erkeksen gel beni döv. Sen iyisi mi dizlerini döv..."
Külahımın mafya babası, sen önce elemanlarına sır saklatmayı öğret. Bir şişe biraya patronunu satıyorlar, köstebeklik yapıyorlar..."
BU MESAJLARA, AKPARTİ'Lİ ILGAZ MAFYASI'NIN AKBABA'SI METRES DÜŞKÜNÜ ŞENOL ILGAZ CEVAP VERİYOR:
"- Sen bittin orospu çocuğu... Yiyeceğim seni..."
NAH YERSİN SEN... KÜLAHIMIN MAFYA BABASI... AKBABASI... BEN OROSPU ÇOCUĞU OLABİLİRİM. ALLAH'IMA ŞÜKÜR Kİ SENİN GİBİ ERMENİ TOHUMU DEĞİLİM...
Kamuoyuna saygılarımla arz ederim...
NOT: Bu mesajların devamı çoktur. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nda bu mesajların tamamı vardır. Şerefli bir savcımız kaldıysa, tüm mesajları ve tüm konuşma kayıtlarını Türk Basını'na sunar, kimlerin PKK'lıdan da aşağılık olduğunu gözleriyle görür. Hodri meydan...
HASAN GÖNEN'İN İDDİANAMESİNE DEVAM EDELİM:

Hasan Gönen, Vatandaş Kenan'ı da düşünmüş ve mafya dünyasında Ezik Tilki lakaplı İsmail Ilgaz'ın ve kayın biraderi Osman Okur'un tehdit ve küfürlerine iddianamede yer vermiş... Neymiş onlar?

Gönderen Kocaoğlan lakaplı İsmail Ilgaz ( 0532 352 36 66): "Sen hamsalaksın götoğlan, aç dinle korkak pezevenk" Hasan Gönen'in iddianamede kasıtlı olarak yer vermek istemediklerini de yazalım.
İşte bu mesajlar da belgelidir : “Çulsuz ibne” , “Senin de sonun böyle olacak hamsalak” , “Vilayet meydanında götüne sokarım”, “Sende sike sürülecek akıl yok” , “Kalan aklını da yakında alacaklar”
Savcı Hasan Gönen Ilgaz mafyasına kıyağını geçmeye devam ediyor ve bu tehditleri ısrarla kapatıyor.
Ezik Tilki İsmail Ilgaz'ın gönderdiği başka mesajlar da vardır ve Başbakan Tayyip'e iletilmiştir:

İşte telefonumda kayıtlı ve AKP Kurucu Meclis Üyesi İsmail Ilgaz'ın ettiği "basit küfürler"den enstantaneler:
20 Nisan 2008 Saat:11.17 Gönderen: 0533 343 82 94
Aynen yazıyorum: "Ananın amına taşı sümüklü"

10 Nisan 2008 Saat 20.05 Gönderen : 0533 343 82 94
Aynen yazıyorum: "Ananın amında babasına göt vermiş sümüklü"

Utanç verici değil mi? Bu sözlerin sahibini Tayyip beş senedir himaye ediyor.

Osman Okur isminde, Ezik Tilki İsmail'in bir kayın biraderi vardır. İsmail'in söylediğine göre hayatı hep cezaevinde geçmiş ve psikopatmış... Korkmam gerekiyormuş... Vatandaş Kenan'ı kendi uyuzluğuyla karıştırmış... Allah ayı kadar boy vermiş, sonra da koyvermiş... Zerre kadar yürek yok... Polis panzeriyle korunuyor... Fakat bu şerefsizin bir kulağı benim... Bakalım panzerli polisler nasıl engel olacak...

Osman Okur isimli "psikopat'ın gönderdikleri (0535 928 26 49): "Biletin kesildi goçum, bugün yalan oldu, mideye indi... İndirimden etek aldım..." Falan filan... Saçma sapan sözler... Ancak bu psikopat şahıs 18.01.2005 tarihinden itibaren üç gün boyunca şahsımı yüzlerce kere telefonla arayarak "ölüm tehditlerinde" bulundu. Dört sene önce çektiğim bu mesajlar işleme giriyor ve zaman aşımına uğratılmıyorsa, benim de Anayasal hakkım var ve bunu Eskişehir'deki görevlilerinden istiyorum: Osman Okur ismindeki "psikopat", 18.01.2005 tarihinden itibaren şahsıma ait 0536 304 75 31 nolu telefonumu kaç kere aramıştır? Üç günde üç yüz kere... Hadi işinize geliyorsa bunu da tespit edin... Bu tespiti yapmayan zaten şerefsizdir, alçaktır, namussuzdur... Tam üç yüz kere "ölümle" tehdit edildim ve adaletimin savcıları Vatandaş Kenan'ı nelerle suçluyor... Vatandaş Kenan ettiği sözleri inkar etmiyor, iftiracı savcı Hasan Gönen'e açık bir teklifte bulunuyor: 2008/10967 soruşturma nolu davada iddia ediyorsun ki: "Müştekiler ile şüpheli (Vatandaş Kenan) arasında mevcut olan husumet nedeniyle..."

Sevgili iftiracı savcı Hasan Gönen, bu "düşmanlık" iddianı yazılı olarak ispatla ve kağıtlara dökerek mahkemeye sun, sana benden bir milyon dolar rüşvet... Nasıl olsa rüşvet almaya alıştın... Eğer bu iddianı ispatlayamazsan sen bir orospu çocuğusun… Zaten öylesin… Anlaşılmış mıdır?
SONUÇ:
Görüldüğü üzere Vatandaş Kenan, şerefsiz Ilgaz mafyasını hangi iddialarla suçluyor, bu şerefsizler hangi iddialarla mahkemeleri oyalama yoluna gidiyor.

Katil, hırsız, dolandırıcı, kara paracı, tarihi eser kaçakçısı, hortumcu, yağmacı, sahtekar, uyuşturucu satıcısı, başkalarının nikahlı karısını parayla kandırıp kendilerine metres eyleyen şerefsiz namussuzlar sürüsü şerefsiz Ilgaz mafyası, Vatandaş Kenan'a beş senedir "iftira davası" açamıyor. "Bizler katil değiliz" diyemiyorlar... "Bizler tarihi eser kaçakçısı değiliz" diyemiyorlar... "Bizler banka hortumcusu değiliz" diyemiyorlar...

Ne diyorlar? "Vatandaş Kenan hakaret ediyor...
" Siz de ettirmeyin kardeşim....
Sizi zorla kaçakçı yapan var mı?
Organize Suçlar ve Kaçakçılık Şube Müdürü Mustafa Bey" ölümle" mi tehdit ediyor? Kaçıran razı, kaçırtan razı...
Fakat Vatandaş Kenan bu hainlikleri içine sindiremiyor.
Türk Adaleti bu şerefsizlerin yakasına yapışmıyorsa, hesap sormuyorsa ve üstüne suçbirliği yapıyorsa...
Neden bir vatandaşın Vatanı uğruna savaşmasını "hakaret" algılayıp, aşağılıkların da aşağısı oluyorsunuz?
Vatanını satan ANASINI da satar.
Öyle ise söylemediğim halde neden PİÇ kelimesinden rahatsızlık duyuyorsunuz?
PİÇ kelimesi oysa çok masum... Pezevenk ve dümbük kelimesi yanında...
Anasını satana ne derler be kardeşim?
Fazla konuşturmayın beni...
Hangi şerefsizin ne olduğunu anlamanız için daha ne kadar yazayım ?
Orospu çocukları…
Bana böyle yazılar yazdıran Adaletime lanet olsun...

01/02/2009
Kenan Akkuş (esrehber)



NOT:  Sanki böyle bir dava dosyası hiç açılmamış, Yargılama yapılmamış... Oysa sahtekar Hakim Berrin'in bu davada bana nefretle bağırmaları, çemkirmeleri ses kaydında mevcut... Dahası bu davada beni "sabıkalı" gösterdi. Oysa sabıkam yok... Bir çok dava UYAP yargı sisteminden silinmiş. Bunlardan biri 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin beni Bakırköy Akıl Hastanesine kapattığı dava. Şikayetçiler: Yılmaz Büyükerşen, Büyükerşen'in Avukatı sümüklü piç, Başsavcı Gökhan Karaburun, vekili Coşkun Mutluer... Bu dava da kaybolmuş... Dahası: Eskişehir 3. Sulh Ceza Mahkemesinde yargılandığım davaların tamamı kaybolmuş... Ne ilginç değil mi? Başımızdakiler orospu çocuğu olduğu sürece Adalet'imizin fahişe olması normaldir...  27 Temmuz 2013




ESKİŞEHİR’DE YUVALANAN YASADIŞI ADALET ÇETESİ

Rüşvet karşılığında cinayetleri, antika kaçakçılığını, sit alanı yağmacılığını, sahte ruhsatlı çok sayıda lüks villayı, Eskişehir Subay Orduevi Binasına verilen zararı, devletten yapılan hırsızlıkları, extacy ticaretini, özel şirketlerden sahtecilikleri örtbas eden, menfaat sağlayan, yasadışı suç örgütü kuran, sıfatları savcı ve hakim olan yasadışı çete üyeleri:

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaburun,
Başsavcı Vekili Coşkun Mutluer,
Eskişehir Ağır Ceza Hakimi Rasim Manav,
Eskişehir Asliye Ceza Hakimi Berrin Kanagöl Yeşilyurt
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Celalettin Karanfil,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Hasan Gönen,
Eskişehir Sulh Hukuk Hakimi Nevin Bal,
Eskişehir Asliye Ceza Hakimi Hakkı Aydoğan
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Cemal Gürsel Sarıca,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Metin Kurt,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Erdal Yatmış,
Eskişehir İcra Hakimi Derman Çönk,
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Murat Karahisar,
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Nadir Serbest,
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Erol Özdemir,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Salih Gündeş,
Eskişehir Asliye Hukuk Hakimi Ali Selman Erkuş
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Çetingül…
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Galip Karayazı

ADALET BAKANI’NA SUÇ DUYURUSUDUR

KATİL MAFYALARA HİZMET EDEN ESKİŞEHİR ASLİYE CEZA HAKİMİ BERRİN KANAGÖL YEŞİLYURT'U GÖREVDEN ALMANI YAKLAŞIK 1000 GÜNDÜR BEKLİYORUM.

YA BENDEN İFADE AL... YA BU YÜZKARASI HAKİMİ GÖREVDEN AL...


Sayın Bakan Sadullah Ergin,

Bu dilekçem, Eskişehir 2. Sulh Ceza Hakimi Berrin Kanagöl Yeşilyurt hakkında suç duyurusudur. Cinayetler işleyen bir mafyayı korumuş, kollamış ve çok sayıda Anayasal suçlar işlemiştir.

Aşağıda maddeler halinde sunacağım bu suçlarla ilgili, Hakim Berrin Kanagöl Yeşilyurt hakkında soruşturma açılması gerekmekte.
Eskişehir’e iki Başmüfettiş gönderilmesi ve şahsımdan bilgiler almasını Türk Milleti adına talep ediyorum.

İşte Hakim Berrin Kanagöl Yeşilyurt’un Anayasal suçları:

1). Cinayetler işleyen Ilgaz mafyasının şahsıma karşı açmış olduğu dört adet “hakaret davası”nda Hakim Berrin Hanım, duruşmalar esnasında sözlü savunma yapmamı sürekli engellemiş ve şahsımın Anayasal savunma haklarımı gasp etmiştir. Mahkemenin düzenini bozduğumu iddia ederek sürekli susturmuştur. Mahkeme tutanaklarında belgelidir.

2). Sözlü savunma yapamayınca, Anayasal yazılı savunma hakkımı kullanmak istedim ve yazılı savunma dilekçesi verdim. Hakim, yazılı savunma yapmamı da engelleyerek, dilekçemi Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ne havale etmiş ve şahsımı hapsettirmiştir.

3). Kamu görevlisine hakaret ettiğim iddia edilerek bir ay cezaevinde susturulmam sonrasında, Ilgaz mafyası lehine hakimlik yaptığını iddia ederek Hakim Berrin Hanım’a “Reddi Hakim” dilekçemi sundum ve kendileri imzalayarak aldılar. Ancak, dokuz ay boyunca yargılamaya devam ettiler. Hakimi Red dilekçemi reddetmediği gibi, kabul de etmedi, fakat yargılamaya devam etti. Bu Anayasal bir suçtur.

4). Duruşmalarda şahsımı sabıkalı gösterdi ve tutanaklara “sabıkalı” yazdırdı. Oysa sabıkalı değilim. Bu da Anayasal bir suçtur. Hakim Berrin Hanım, Ilgaz mafyasının cinayetlerini örtbas etmek adına şahsımı sürekli suçlu göstermeye çalıştı.

5). Hakim Berrin Hanım, Ilgaz mafyasının yasadışı işlerinin belgesini, “geçerli değildir” diyerek elimden almadı. Belgelerden bir tanesini bile görmeden “geçerli değildir” kararı verdi. Oysa Ilgaz mafyasının cinayetleri, tarihi eser kaçakçılığı, sit alanı yağmacılığı, yetmiş adet süper kaçak villanın ruhsatsız olması, Emlak Bankası’nı hortumlaması, karapara aklaması, kamu makamlarına rüşvet dağıtması, hırsızlığı, sahtekarlığı belgelidir. Bir hakimin bu tür suçlarla ilgili belgeleri şahsımdan almaması Anayasal suçtur.

7). Mahkemeye, Ilgaz mafyasının yasadışı işleriyle ilgili iki şahit ismi sundum ve ifadelerine başvurulması gerektiğini talep ettim. İlk şahidim: Eskişehir Valisi Kadir Çalışıcı… İkinci şahidim Eskişehir Emniyet Müdürü Savaş Yücel’di. Bu iki değerli şahısın destekleriyle Ilgaz mafyasının derisini yüzmüştüm. Hakim Berrin Hanım, bu iki şahidimin şahitliğini kabul etmedi ve Anayasal hakkım olan “şahit gösterme hakkım”ı gasp etti. Bu da Anayasal bir suçtur. Oysa Eskişehir’in yeni Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Ergenekon Davaları’nda tanık sıfatıyla ifadeler vermiştir. Bu nasıl bir adalettir?

. Hakim Berrin Hanım, Ilgaz mafyasının yasadışı işlerini kapatmak adına şahsımı İstanbul Adli Tıp Kurumu’na, “deli raporu” talebiyle ve müşahade altına alınması isteğiyle göndermiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun Akli ve Ruhi durumu yerinde raporu vermesine rağmen defalarca aynı Kurum’a göndermeye ve Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne kapattırmaya çalışmıştır. Bu çabasında başarılı olamamıştır. Ilgaz mafyasının cinayetlerini örtbas etmek için şahsıma deli raporu aldırma gayretleri içine giren bu hakim sürekli Anayasal suçlar işlemiştir ve bunları Adalet Bakanlığı’na elektronik posta ile bildirildiğim gibi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na çok kere suç duyurularında bulundum. Adalet Bakanlığı’ndan ve Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nden, şahsıma hiçbir surette olumlu cevap gelmemiştir. Cinayetleri örtbas eden hakimler ve savcılar, şahsımdan hiçbir surette ifade almayan Adalet Bakanlığı’nca sürekli AK’lanmıştır. Adalet bu mudur?

9). Hakim Berrin Kanagöl Yeşilyurt, Ilgaz mafyasının şahsıma iftira ederek açtığı dört adet hakaret davalarıyla yargılamak istemiş, daha bir çok Anayasal suçlar işlemiştir. Bunlardan en önemli olanı: Şikayetçi olduğum bu Hakim, Eskişehir Savcılarından Hasan Gönen ve Ilgaz Mafyasının Avukatı Hatice Banu Bazarkaya ile suç birliği yapmış ve iddianamelerden biri sahtekarlık yapılarak değiştirilmiştir. Bu Anayasal bir suçtur. Şikayetçi olduğum Adalet Bakanlığı hiçbir surette soruşturma açmamıştır. Dahası: İftiralarla yargılandığım bu dört dava kaybolmuştur. Adalet bu mudur?

10). Mahkemeye iki defa reddi hakim talebinde bulunmama rağmen Hakim Berrin Kanagöl Yeşilyurt, dördüncü defa İstanbul Adli Tıp Kurumu’na polis zoruyla göndermek istemiş fakat becerememiştir. Aynı gün (30 Nisan 2009), devletimin şahsıma verdiği nüfus cüzdanına el koymuş ve gasp etmiştir. Bu konuyla ilgili makamlara suç duyurularında bulunmama rağmen, hiçbir ilgili makam görevini yapmamış ve Anayasal suçlar işlemiştir. Altı aydır kimliğim yok ve hiçbir kamu kurumunda işlem yaptıramıyorum.

Sayın Adalet Bakanı’mız,

Yukarıda on madde halinde sunduğum yasadışı işlerin doğruluğunu taahhüt ederim. Hakim Berrin Hanım, cinayetler işleyen bir mafya adına hizmet vermekte ve asli görevine ihanet etmektedir. Mafyadan ne kadar rüşvet aldığını bilmiyorum ancak, şahsımı susturmak adına üç Eskişehir savcısının mafyadan rüşvet aldığını biliyorum. Bunlar: Savcı Hasan Gönen, Savcı Celalettin Karanfil ve Savcı Salih Gündeş’tir. Rüşvet yiyenlerden biri de Ömer isminde Yozgatlı bir polis memurudur. Bu polis memuru şahsıma komplo hazırlamıştır.

Bu dilekçemde doğruluğunu taahhüt ettiğim yasadışı işler hakkında şahsımdan ifade almanız ve Hakim Berrin Kanagöl Yeşilyurt’la ilgili soruşturma açmanız gerekiyor. Bu yasadışı işler sizin sorumluluk alanınıza giriyor ve ilgilenmek zorundasınız. Türkiye Cumhuriyeti Adaleti adına araştırmak ve gereğini yapmak zaten mecburi göreviniz.

Eğer Allah’ınız ve Kitab’ınız varsa, ilgilenirsiniz ve gereğini yaparsınız.
Şikayetçi olduğum bu Hakim’in şu anda hakimlik yapması bile Anayasal suçtur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde ülkemi ve adaletimi aşağılamak istemiyorum. Lütfen görevinizi yapınız.

Saygılarımla… 06/10/2009
Kenan Akkuş

http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298338786939640&set=a.119966268110227.21113.100002905645532&type=1&theater




Rüşvet karşılığında cinayetleri, antika kaçakçılığını, sit alanı yağmacılığını, sahte ruhsatlı çok sayıda lüks villayı, Eskişehir Subay Orduevi Binasına verilen zararı, devletten yapılan hırsızlıkları, extacy ticaretini, özel şirketlerden sahtecilikleri örtbas eden, menfaat sağlayan, yasadışı suç örgütü kuran, sıfatları savcı ve hakim olan yasadışı çete üyeleri:

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaburun,
Başsavcı Vekili Coşkun Mutluer,
Eskişehir Ağır Ceza Hakimi Rasim Manav,
Eskişehir Asliye Ceza Hakimi Berrin Kanagöl Yeşilyurt
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Celalettin Karanfil,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Hasan Gönen,
Eskişehir Sulh Hukuk Hakimi Nevin Bal,
Eskişehir Asliye Ceza Hakimi Hakkı Aydoğan
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Cemal Gürsel Sarıca,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Metin Kurt,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Erdal Yatmış,
Eskişehir İcra Hakimi Derman Çönk,
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Murat Karahisar,
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Nadir Serbest,
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Erol Özdemir,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Salih Gündeş,
Eskişehir Asliye Hukuk Hakimi Ali Selman Erkuş
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Çetingül…
Eskişehir Savcısı Galip Karayazı