16 Nisan 2013 Salı

ESKİŞEHİR’İN 2600 YILLIK TARİHİ NASIL TALAN EDİLDİ?





ESKİŞEHİR’İN 2600 YILLIK TARİHİ NASIL TALAN EDİLDİ?

Bu arazinin sahibi, korunması gereken sit alanı olması ve ortasında 2600 yıllık bir Firig Höyüğü olması sebebiyle ne ekebiliyor, ne de başka bir amaçla kullanabiliyordu. 

Ermeni Şenol Ilgaz, Anadolu Üniversitesi'nin Rektörü Yılmaz Büyükerşen'in önerisiyle, yağmalamak düşüncesiyle çok ucuz bir fiyata hem de taksitle sahibinden aldı. 

Her kimsenin gözünü boyama planları üretmeye, araziye mıcır yığmaya, makinalar getirip mıcırları elemeye başladı.

Bu arada höyüğü de yağmalamaya başladı tabi.

İş makinası kepçeyle kazmaya başlayınca ihbar edildi. Jandarmalar Ermeni Şenol'u suçüstü yakaladı.

Ermeni Şenol kafaya koymuş bir kere, hazineyi ele geçirecek... Kesenin ağzını açtı, rüşvet işleri işte bu şekilde başladı. Jandarmaya, Kültür Varlıklarını koruma kuruluna rüşvet yağdırdı.

İş makinası kepçeyle yağmaladığı höyükte yüzlerce antika paramparça olmuştu. Parçalananlar toprağın altına gömüldü, Ermeni Şenol hakkında usulen tutanak tutuldu: "Arazisinde yol açarken yanlışlıkla höyüğe az derecede zarar verilmiştir. Zayiat yoktur."

Ağır Ceza'da dava açıldı... Savcıya ve hakime de rüşvet yedirildi ve olaylar kapatıldı.

Belediye Başkanı Selami Vardar'la kankardeş gibiydi. Eskişehir Terminal işini fahiş bir fiyatla almış, bu iş Ermeni Şenol'un hayatını tamamen değiştirmişti. Çünkü o günün parasıyla iki terminali ve yolları toplam 7 milyon dolara mal eden Ermeni Şenol, bu işten 40 milyon dolar para kazandı.

1994 yılında Eskişehir Büyükşehir olunca Belediyeden şehir imar planında bu sit alanı için yüzde 10 inşaat yapabilir raporu aldı. Bu rapor aslında yasa dışıydı, çünkü 1. dereceden korunması gereken sit alanına hiç bir şekilde inşaat ruhsatı verilemiyordu.

Ermeni Şenol Ilgaz raporu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na götürdü. Onlara da rüşvet yağdırdı, bir rapor hazırlatıp Odunpazarı Belediyesi'ne götürdü.

1994 yılında kurulan Odunpazarı Belediyesinin ilk başkanı Ayhan Boyer, dosyanın içinde kalın bir sarı zarfı görünce "Yüzde 10 inşaat yapabilir" raporunu onaylayarak inşaata izin verdi fakat inşaat ruhsatı yerine "tadilat ruhsatı" verdi. İnşaatlar bu şekilde başladı.

Aydın Arat'a , Orhan Soydaş'a yedirilen rüşvetlerden ve karşılığında alınan “tadilat ruhsatları” ndan sonra sıra 1999 yılında Yılmaz Büyükerşen Başkan oluverdi.

Büyükerşen'le Ermeni Şenol'un zaten Üniversiteden çok sıkı dostlukları vardı ve üniversiteyi birlikte soymuşlar, karşılığında Büyükerşen'in büyük kızını Tıp Fakültesi karşısındaki, sahibi Ermeni Şenol Ilgaz olan Shell Petrol istasyonuna ortak etmişlerdi.

Büyükerşen'in başkanlığı süresinde yüzde on olan inşaat izni yasadışı bir hal almıştı. Ermeni dölü sürekli Büyükerşen'e rüşvet ödüyor, villalar çoğalıyordu.

Hatta villa önlerine havuzlar yapılmaya başlandı. Yüzde 10 yapılması gereken beton yığınları, şimdi arazinin yüzde yetmişini kaplamış durumdadır.

Ruhsatlar tamamen yasadışıydı.

Baştan söylediğim gibi zaten buraya inşaat izni vermek, ruhsat vermek, rapor düzenlemek suçtu.

Okuduğunuz yasadışı işlerde Selami Vardar sonrasındaki tüm Eskişehir Belediye Başkanları yasadışı işlere karıştıkları gibi (Aydın Arat, Orhan Soydaş, Yılmaz Büyükerşen), Odunpazarı Belediye Başkanları (Ayhan Boyer, Haşim Ateş ve Burhan Sakallı) ve Kültür Tabiat Koruma Kurulu Üyeleri 2863 sayılı yasayı yok sayarak suç işlemişlerdir.

Şu işe bakınız ki AKP'li ve CHP'li iki Başkan, yasadışı işlerde suç birliği yaparak Ermeni Tohumu AKP'li Ermeni mafyaya Eskişehir'in tarihini talan ettirmeye devam ediyorlardı.

Eskişehirliler bu bilgiyi unutmasınlar: Fotoğrafta gördüğünüz villaların altında 2600 yıllık bir şehir yatıyor. Yukarıda isimleri yazılı vatan hainleri tarafından betonların altına gömdürülen antik bir şehir... Eskişehir'i tüm dünyaya tanıtacak bir antik şehir... Frig Antik Şehri...

Dahası, 2600 yıllık bu antik şehir ve Frig Höyüğü tüm Eskişehirlilerden gizlenmekte, hiç bir tarih kitabında bilgi bulunmamaktadır.

Tam dokuz senedir yukarıda isimleri geçen, rüşvet yiyerek Esikişehir'in gerçek tarihini yok ettiren rüşvetçi hainlerden hesap soracak bir yetkili bulamadım. Ne Başbakan, ne Cumhurbaşkanı ve ne onların Eskişehir’deki temsilcileri, Ermeni Şenol Ilgaz’a hesap sormak yerine, devleti soydurmaya, daha büyük rantlar sunmaya devam ediyorlar.


2600 yıllık tarihi betonlar altına gömdüren bu şerefsizler, “yüz yıllık tarih” dedikleri Odunpazarı evlerini tadilat yaparak, akılları sıra milletle dalga geçiyorlar. Odunpazarı evlerini yaşatma projesi adı altında hırsızlıklara, sahtekarlıklara, vurgunlara aynen devam ediyorlar...

İsimleri geçen şerefsiz rüşvetçi köpekleri lanetliyorum.

Bu olayları ilettiğim Başbakan'ı, Cumhurbaşkanı’nı, Adalet Bakanı’nı, Turizm Bakanı’nı kınıyorum. Allah belanızı versin diyorum.

Doğruları kamuoyuna sununca yargılanan, itilen, nezarethanelerde sabahlayan ben oluyorum...

Dahası, okuyucudan küfür işitiyorum.

Doğruları anlatmaktan pişmanlık duymuyorum.

Ben buyum… 16/04/2003


Kenan Akkuş

RÜŞVET YİYEREK SÜREKLİ SAYFALARIMIZI SİLEN FACEBOOK HESAPLARIMIZI KAPATTIK. BUNDAN SONRA SADECE TWİTTER’DEYİZ: